Fransa''nın Türkiye Büyükelçisi, "Burası bir garip ülke" diyor, "Hakaret etmek serbest, düşünce açıklamak suç"
Acaba iç işlerimize karışmış oluyor mu?
Bence olmuyordur, olsaydı Dışişleri Bakanlığına çağırır ikaz ederdik:
-Siz kendi işinize bakın, derdik.
Gerçi adamların bize minnet borcu var.
Ülkemizde Fransa''nın milli bütünlüğünü Fransızlardan
daha çok düşünenler var.
-Aman ha (Korsika) işine dikkat edin, dağılırsınız diyorlar.
....
Büyükelçi bey birşey daha söylüyor:
-Bütçenizin yarıya yakını savunmaya gidiyor.. Ne demek istediği açık değil.. Azaltın demiyor.. İyi de demiyor.
Adalet ve eğitime ayrılan paranın az olduğunu açık açık söylüyor.
Burası hakikaten bir garip ülke.
Demirel büyüğümüz
91''den bu yılın nisanına kadar başımızda oturdu.. Çıt yok.
Emekli oldu, enerji işinin önemini anlatmaya başladı.
-Tedbir alınmazsa ileriki yıllarda büyük sıkıntı olur, diyor.
Ecevit büyüğümüz de benzeri laflar ediyor.
Tedbiri kim alacak?
Rauf Denktaş büyüğümüz KKTC''de herkesin bir jeneratör edinmesini tavsiye etmişti.
Rum kesimi zırt pırt elektriğimizi kesiyordu, sıkıntı oluyordu.
Bizi elin gavuruna muhtaç etmeyin, demeye getirmişti.
Devlet
büyüklerinin hali bir başka oluyor. İleriyi daha iyi görüyorlar.
Yine Ecevit büyüğümüz , "Kıbrıs için en iyi çözüm başkanlık sistemidir" diyor.
Niye?
Rauf Denktaş büyüğümüze ayak bağı olanları devre dışı bırakmak için.
Bizde niye başkanlık sistemine yanaşmıyorsunuz..
Çünkü orada öyle, burada da böyle işimize geliyor.
Burada başkanlık olursa işler düzene girer, saltanat biter, afralı tafralı yüzbinlerce insan boşta gezer olur.
Türk vatandaşı dediğin hep diken üstünde yaşamalı..
Kıyıda
yürümeli.. Üflesen aşağı yuvarlanacakmış gibi.

