Kaydet
a- | +A

İzmir'de doğup büyüyen ve polis olan genci neden Artvin'de vazifelendiriyoruz.

Veya Urfa'dakini neden İstanbul'da?

Sadece polisler değil.. Öğretmeler de aynı.. Neden Kars'a Manisa'dan öğretmen gönderiyoruz? Neden iki sene sonra Sivas'a tayin ediyoruz?

Merkez'e topla, merkezden dağıt! Bu düzeni kuranların o dönemde bu yapı için bir açıklamaları vardır. O gün için bir endişeleri de vardır?

Bugün devam ettirmenin sebebi ne?

Devredin okulları kadrolarıyla özel idareye.. Onlar öğretmen bulsun, onlar pazarlık etsin, onlar işe alsın, onlar emekli etsin. Öğretmen bey İzmir'de yaşamak istiyorsa önce İzmir'de bir iş bulsun sonra istifa edip özel sektör çalışanı gibi gidip İzmir'e yerleşsin. Doğu'daki bir il rekabet etmek istiyorsa özel şartlarla en iyi öğretmenleri bünyesinde toplasın.

Hem neden Şavşat'taki bir memurla İstanbul'daki bir memur aynı maaşı alsın?

Sözü polise getireceğim.

Polis teşkilatı nüfus artışına paralel büyürse bu hızla birkaç sene sonra ordunun sayısına eşitlenir. Ucu bucağı olmayan bir teşkilatı genel müdürlük bünyesinde toplayamazsınız. Kontrol edemezsiniz. Kadroları devredin illere.. Şehir polisleri olsun. İlçelerde kaymakama bağlı kadrosu o ilçede, o ilde olsun. O şehrin insanları olsun.

Orada işe başlayıp orada emekli olsun.

Çok başarılıları ulusal polis kadrosuna alınsın.

İstihbarata ulusal polis baksın. (FBI) muadili bir yapılanma.

Büyük çaplı yolsuzluğa, dolandırıcılığa ulusal polis baksın.

Ulusal polis aynı zamanda şehir ve kasabalardaki polisleri de denetlesin.

Hepsi birbirinin açığına baksın, menfaatler çakışırsa çapraz denetim yapılmış olur.

Jandarma da bu yapıya entegre edilsin.

Gücü tek merkezde toplarsanız adacıklar oluşur, o güç valiyi de kontrol altına alır.. Müdürünü de.. Kayıtlara girmeyen suistimal de olur.

Para belediyelerde dönerse kaymakamla vali sembolik kalır.

Yüz binlerce öğretmeni tek çatı altında toplarsanız yapı hantallaşır.. Ne akar ne kokar.. Sovyet Rusya personeli gibi iş yapıyormuş gibi yaparlar.. Devlet de para veriyormuş gibi yapar.. Uydurma başarı kriterleri olur.. Uydurma raporlarla başarı çeteleleri tutulur.

İş gelir derslik sayısı, sınıflardaki ortalama öğrenci sayısı, üniversiteye öğrenci sokma sayısına dayanır.. Herkes birbirini ve kendini avutur idare edip gideriz.

Kitlelere yayılan işten hayır gelmez. Mardin'e ya da Hakkari'ye yahut Kırklareli'ne üniversite açmakla kafa bulduran hap içip rahatlamak orta vadede aynı kapıya çıkar.

Milyonlarca gence burs vermek iyilik değildir. Milyonlarca genci okutma iddiası da aynı. Yüz binlerce insanın gittiği yere üniversite denmez. Halk Eğitim Merkezi denir.. Ki burada eğitme işi de yok. Oyalama var..

Yapı kokuşmuş adını koyamıyoruz.

Sağlık hizmetlerinin üniversiteye benzer bir sıkıntısı var, kimsenin oralara bakacak hali yok. Bugünlerde yok.

Teftiş mekanizmaları göstermelik.

Riskle maaş orantısız. Sadece mantığını anlamanız için söylüyorum: Öyle makamlar var ki değil maaş almak üste 500 bin dolar, bir milyon dolar vermeye hazır insanlar var.

5000 lira maaşla o kahrı çekmek fedakârlıkla açıklanamaz.

Risk yüklenen insanlara adam gibi maaş verin adam gibi hesap sorun. Veriyormuş gibi yaparsanız soruyormuş gibi yapmak zorunda kalırsınız.

.....

(*) NFK Destan şiiri.

ÖNE ÇIKANLAR