Kaydet
a- | +A

Kanun çıkarmışız, ne güzel..emekli olup bir evi olanlardan emlak vergisi alınmadığı gibi, tek evi olup işi gücü olmayanlardan, ev kadını olup geliri olmayanlardan da vergi alınmayacakmış. Farzedin ki, bu vatandaşın ödemesi gereken emlak vergisi 20 milyon lira.. Bu vergiden muaf tutulmasının şartı ne? Üstelik bir defaya mahsus muaf tutulmasının şartı. Önce gidip gelir vergisi mükellefi olmadığına dair bir belge alacak. Sonra SSK''dan sigortalı olmadığına, herhangi bir işte çalışmadığına dair belge alacak. Maharetli bir vatandaş en iyi ihtimalle bu iki belgeyi iki günde tedarik eder. Yine en iyi ihtimalle, 30 milyon lira masraf eder. 30 milyon lira harcayıp iki gününü heba edecek, 20 milyon lira ödemekten kurtulacak. ..... Çok şey yapılabilir de ilki şu olmalı bence: Bu iyilikte dahli olan kim varsa.. teklif eden, metni yazan, aaa, ne güzel olmuş, hemen uygulayalım diyen, itiraz etmeyen..Önce bunlar tespit edilip kamu hizmetinden ayıklanmalı. Niye? Bunlar bu kafayla sisteme virüs yayarlar da onun için..Kafası azıcık çalışanlara da engel olurlar. Sonra beyan esası üzerinde bir kere daha düşünülmeli.

Bunu bir söyleyen çıkmıştır. Hemen ardından da, "efendim istismar edilir, vatandaş yerli yersiz haklı haksız dilekçe verir, emlak vergisi verecek adam bulamayız" diyenler de olmuştur. Olsun. Onları ayıklayıp müeyyide uygulamak da sizin işiniz olsun. Siz deyin ki, iki satırlık dilekçe vermeniz yeterli..Biz gerekli görürsek araştırırız, yanlış beyanda bulunduğunuzu tespit edersek önce sicilinize sahtekar olduğunuzu, bunlandan sonra beyanlarınızın dikkate alınamayacağını işleriz. Sonra ödemeniz gereken verginin on katını, yetmedi mi yüz katını ceza olarak tahsil ederiz. Buna rağmen 20 milyon lira için bu kadar riski göze alan gözüpek kaç vatandandaşınız çıkar? ..... Bu, 20 milyon liralık vergi muafiyeti için yapılan eziyetin azaltılması talebi değil, kafa yapımızı değiştirelim teklifi..En azından zararı ziyanı aş bir işte deneyelim. Beyana göre iş yapalım. 100 kişiden 80''inin doğru beyanda bulunma ihtimali varsa, kuralları niye 20 kişiye göre koyuyoruz. 80''i esas alalım. 20 kişi için 80 kişiye eziyet etmeyelim.

Hizaya girmek... Yönetmen Lütfi Akad''la Atıf Yılmaz, Doğan Hızlan''ın bir sorusu üzerine şöyle dediler: "Biz zihnen malul sayılırız. Sansür vardı, birşey yapmadan önce acaba bu geçer mi, kabul edilir mi, şöyle birşey yapsak sıkıntı olur mu hesaplarıyla öyle bir noktaya geldik ki.. Bugün bize, ''istediğinizi yapmakta serbestsiniz'' deseler de bu çemberin dışına çıkamayız. Zihnen malul sayılırız. Demek ki sıralaması böyle oluyor: Sansür, otosansür, zihni maluliyet..

ÖNE ÇIKANLAR