İşin bu kısmı kasetlerden daha önemli: Diyoruz ki paralel yapı her tarafa sızmış. Herkesi kayıt altına almış. Yargıda, emniyette, eğitimde yapılanmış.
Peki o yapı bütün bunları yaparken devlet ne yapmış?
Hani tonlaması bile heybetli olan yüce devletimiz var ya? Hani uçan sinekten kaçan böcekten haberi olur, dediğimiz devlet.. O devletin ne yaptığını soruyorum?
Bize 40 yıl boyunca dediler ki devlet ayrıdır hükümet ayrı. Sonra bir ilave daha yaptılar. Bu devlet sahipsiz değil! Bu devlet müesses nizamın himayesinde.
Müesses nizam abi ne iş yapmış? Yoksa o mu parmaklıyor bu işleri?
İktidar partisinden bazılarının şöyle bir gerekçesi var: Efendim biz onlara çok güvenmiştik.
Eee, devlet hizmetinde işler güvenle mi yürüyor.?
Güven edebiyatını sonraya bırakırsak bu bulmacanın boş karesi ancak şöyle doldurulabilir: Paralel yapı dediğiniz çetenin, kadroların, hamisi müesses nizam.
Hükümetin önünü açmasıyla olacak şey değil.
Bunu beğenmeyen daha makul bir açıklama getirsin. Devletin kurumlarına sızıntıdan haberi olmayan istihbarat teşkilatı bizim ne işimize yarayacak?
İki: Adamlar bu işleri takip eden kuruma, istihbarat birimlerine de sızmışlar. Bize hangi işleri yapmak kalmış.
Üç: İçerisi kontrolümüz altında değilse biz neyimizle yedi düvele meydan okuyor, bölgeye nizamat veriyor, önümüze gelene rest öekiyoruz?
...
Türk kamuoyunun düşman tarifi üstünkörüdür. Sokağa çıkıp kim bizim düşmanımız sayar mısınız deseniz 10 kişiden dokuzu biirrr ABD, ikiiii İsrail der. Hepsinin ezberinde CIA, MOSSAD da vardır. Arkasından onları da sıralarlar. Sonra ikinci soruyu sorun: Paralel yapının varlığına inanıyor musunuz?
Evet diyenlere bir soru daha sorun: Size göre bu yapının arkasında kim var? Hep bir ağızdan ABD diyeceklerdir, İsrail diyeceklerdir.
Köprünün altından çok sular aktı ama iktiadar partisi mensuplarının önemli bir kısmında "milli görüş" kalıplarının tesiri var. Formasyonunun izleri demek daha mı doğru olur. Niye Türk kamuoyunda Amerikan düşmanlığını körüklüyoruz ki..
Bu işin içinden nasıl çıkacağız? Düşmanımız ABD, en büyük müttefikimiz ABD, paralel yapının hamisi ABD. Dostumuz kim? İngiltere ile Çin mi?
Yoksa Türk'ün Türkten başka dostu yok kıvamına mı geldik?
Paralel yapıya hizmet edenler Türk değil mi?
....
Uluslararası hale gelen organizasyonlarda gücü yeten her ülkenin belli bir nispette eli kolu, kulağı olur. Bir de yüze 51'lik hisseyi temsil eden ülke olur.
Ben paralel yapının söz sahibi hissedarının İngiltere olduğunu, müesses nizamın himayesinde bu yapıyı büyüttüğünü, tasfiye kararını da ABD'nin verdiğini düşünüyorum. Sağa sola hat hut zat zut çekmeseydik (uluslararası sistemle sürtüşmeseydik) çok daha gürültüsüz patırtısız, sessiz sedasız bu defter kapanacaktı. Kurtuluşu yok, yine kapanacak (tasfiye) ama kapatanlar da boynu bükük kalacak.
....
Bir merakım daha var: Medya tamam.. Şerbetli ve görevli. Acaba muhalefet partisi ileri gelenlerinin arasında gezi, 17 aralık, kaset olaylarını bir başka ülkenin müdahalesi olarak gören var mıdır?
Kendi aralarındaki toplantıda gündeme getiren olmuş mudur?
Amaaaaan bize ne bu hükümet yıkılsın da kim vasıtasıyla yıkılırsa yıkılsın değerlendirmesi yapılmış mıdır?
....

