Stratejik Sosyal ve Ekonomik Araştırmalar Vakfı, Siyasetin Yeniden yapılanması Bağlamında Yönetim Sistemleri konulu bir oturum düzenledi. Oturumun konuşmacıları arasında Prof. Ergun Özbudun da vardı.
Özbudun, ülke barajının yüzde 5-8''e indirilmesi ve halkın parlamentoda daha çok temsil edilmesi gerektiğini ifade ederek, "Dünya''nın hiçbir yerinde oylarının yüzde 45''inin çöp sepetine atıldığı bir ülke yoktur" dedi. Ben de buraya takılıp kaldım. Şunun için takıldım, bazan öyle konuları ele alıyoruz ki, gören duyan, "Yahu bunlar her problemini halletmiş, terk dertleri temsil, onun üzerinde çalışıyorlar" zanneder. Bu yapı içinde, oyların yüzde 55''i değil, yüzde 100''ü parlamentoda temsil edilse ne değişir. Veya yüzde 90''ı dışarda kalsa.. Veya hiç temsil edilmese.. Hiç temsil edilmediği bir dönem geçirdik, isterseniz ayıplayın çok da rahat ettik. Hiç olmazsa adı ara dönemdi, kendimizi kandırmaya, avutmaya, demokrasicilik oynamaya ihtiyacımız yoktu. ..... Efendim hem yönetimde istikrar sağlanacak, hem de her kesimin temsiline imkan sağlanacak. İkincisi için barajın ya kaldırılması ya da iyice düşürülmesi lazım. Birincisi için de barajın muhafaza edilmesi gerekiyor. İkisini birarada sağlamanın yolu iki turlu, dar bölge sistemine geçmektir. Aynı oturumda Demirel de bunu tavsiye ediyor zaten. Ben de düne kadar bu sisteme geçersek kanat takıp uçuşa hazır hale geliriz zannediyordum. Çok geç olarak farkettim ki, bizim derdimiz sistem değil.. İpin ucunu bırakıp bırakmama kararı. İpin uçunu vermeye razı değilsek, sistem ne olursa olsun, seçmen parlamentoda hangi oranda temsil edilirse edilsin hepsinin sonucu aynı olur, bu tarz yorum ve değerlendirmeler demokrasi fantezisi olarak kalır.
"ÇÜNKÜ İZİN VERMİYORLAR"
İbrahim Betil''in sivil toplum hareketlerine önderliği bankacılığının önüne geçti. Balçiçek Pamir''le görüşmesinde eğitimle ilgili bir tespiti var. "Eğitim asla gelişmiyor, çünkü izin vermiyorlar" diyor. "....Anadolu''da bir toplantı yapıyorduk. ''Eğitimin 80 yıl değişmemesinde kasıt var'' dedim, ''bu bilinçsizlik değil tercihli olarak yapılan bir stratejidir.'' Bir asker, ileri gittiğimi, bunun sadece ağır bir ihmal olduğunu söyledi. Bir süre sonra bunu Ankara''da, çok yüksek bir makamda birine açtım. Bu kişi ''sen haklısın'' dedi. Buradaki strateji siyasilerin gücünü de aşıyor. Eğitim gelişmiyor çünkü izin vermiyorlar." ..... Bu iş farklı bir şekilde kontrol ediliyor gibi geliyor bana. AKP, eğitime yüzde 15 pay ayıracağını söyledi. Samimi olduklarına da inanıyorum. Peki ne kadar ayırdılar, yüzde 6.9''la geçen seneden düşük. Bunu ya bürokrasi yapıyor ya da devletin içinde sözü geçen başka unsurlar var."
ESKİDEN TERSİ OLURDU
Türk gemisinden atlayan üç kaçak, beş kilometre yüzerek Bulgaristan''dan sığınma talebinde bulunmuş. Bulgar polisi tarafından yakalanan kaçaklar, Türk vatandaşı olduklarını, Bulgaristan''a iltica etmek istediklerini söylemiş. Polis de üzerlerinde kimlik olmadığı için milliyetlerinin resmi olarak tespit edilemediğini açıklamış.
Hey gidi günler.. Eskiden Bulgarlar sığınma talebinde bulunurdu.

