Kaydet
a- | +A

Hayatımız Ankara''ya endeksli... Sebepleri biliniyor. Birincisi ekonominin hâlâ yüzde 70''ine devlet hükmediyor.

İkincisi merkezi yönetim var. Arhavi''deki ilkokulun hademe tayini bile Ankara''dan yapılıyor.

Yapılacak olan da belli.

Ekonomiden elinizi çekeceksiniz.

Memur sayısını azaltıp kalanları mahalli idarelere devredeceksiniz.

Burada garip olanı artık on yıldır bunu hepimiz bildiğimiz halde niye bir türlü yapamadığımız?

Niye yapamıyoruz?

ANAP''ın büyük oy düşüşü yaşadığı

989''daki mahalli seçimlerden bu yana 11 yıldır başa geçen her hükümet programına bunu alıyor, fakat bir türlü yapamıyor.

Taslaklar hazırlanıyor, tartışılıyor, yürürlüğe sokulamıyor.

Özelleştirme deniliyor, yapılamıyor.

Tek tük yapılanlar da iptal ediliyor, yeniden yapılıyor, tekrar iptal ediliyor, bir daha yapılıyor..

Biraz da niye yapamadığımızı tartışmalıyız.

Demirel bile yedi yıl boyunca yapılması gerekenleri anlattı durdu...

Ortada birşey yok.

Bize nasıl yapılacağını anlatacak adamlar lazım.

Sonra da yapacaklar.

Kamu bankalarını elden çıkarmaya niye korkuyoruz.

Bakanlık sayısını niye azaltamıyoruz.

Özel hayat sigortası yapmak isteyenleri SSK''dan niye muaf tutamıyoruz.

....

Kamuoyu artık yapılacakların anlatılmasından bıktı.

Şunu yapacağız, bunu yapacağızla söze başlayanları dinlemiyor bile..

2000 yılının ilk dört ayını soluksuz

cumhurbaşkanlığı seçimi tartışmalarıyla geçirdik.

97 Haziran''ından 99 seçimlerine kadar Baykal''ın kaprisleriyle..

Ondan öncesini Erbakan''ın hayalleriyle..

Cumhurbaşkanını seçtikten sonra

kendimize nasıl bir meşguliyet bulacağız.. Hükümet yıkmadan, hükümet kurmadan nasıl duracağız..

Ya irticayı yeniden hortlatacağız ya da vatanımız tekrar bölünme tehlikesi geçirecek.

Mutlaka üç işten

birisiyle uğraşmamız lazım:

İrtica, bölücülük, hükümet yıkmak, kurmak..

Üçünden biri olmazsa biz rahat duramayız.

İrtica ve bölücülük bayatladı.. Bana öyle geliyor ki biz yine bir hükümet yıkıp bir hükümet kuracağız.

Hem de altı ay içinde..

ÖNE ÇIKANLAR