Kaydet
a- | +A

Belediye başkanınızı seçiyorsunuz.. Ne güzel, ne mutlu size.. Seçince elinize ne geçiyor? Seçmekten maksat, o şehirde yaşayanların hür iradesi ile bir isim üzerinde mutabık kalıp, "Hemşehrim senin isminde ittifak ettik.. Veya çoğunluk olarak karar verdik, gel şehrimizi yönet "demek değil midir?

Çoğunlukla seçilen kaç başkanınız var, biiir.

Başkanı seçip valiyi tayinle göndermenin anlamı ne, ikiii.

....

Siz milletvekillerini seçiyorsunuz, seçtiklerinizden birisi Cumhurbaşkanı tarafından başbakan olarak atanıyor, başbakan bakanları atıyor, başbakanı atayan Cumhurbaşkanını parlamento seçiyor.. Parlamentoya seçilecek milletvekili adaylarını parti başkanları seçiyor..

Bu olup bitene kitaplardan çok güzel isimler bulmak, "Canım ne yapalım, parlamenter demokrasi dedikleri şey bu" demek bizi kafa karışıklığından kurtarmaz.

Ben son sözü söyleyecek adam kim, onu merak ederim.

Bu yapı, başı ile sonu kaybolmuş bir yumak gibi..Tutup çekecek yeri bile yok.

Kıt akıllı adamlar net yapıdan hoşlanırlar.

İlle herkes seçimle gelsin, demokrasicilik oynayalım demiyorum.. Bu kadar adamla uğraşacak yerde sadece bir devlet başkanı seçip, onu sorumlu tutalım..

devlet adına görev yapan herkes onun maiyeti olsun.

O dilediğini işe alsın, dilediğini işten atsın.

Biz de işlerden kimin sorumlu olduğunu bilelim, diyorum.

Yok, biz tek seçimle rahat edemeyiz, sık sık seçim yapıp hiç olmazsa boyumuzu uzatalım diyorsanız..Valilikle belediye başkanlığını tek elde toplar, siz seçiyormuşsunuz gibi yaparsınız.

Ve orada da aynı şartı ararsınız: İlde görev yapan herkes valinin maiyeti olsun, orada işe alınıp orada işine son verilsin. Taaa Ankara''lardan hademe tayin edilmesin.

....

Girdili, çıktılı, karışık, başı sonu belli olmayan, bazılarının hesap vermekten azade olduğu yapı diktatörlükten iyi, diyorsanız...Benim bir diyeceğim olamaz.

ÖNE ÇIKANLAR