Prof.Dr. Beyza Bilgin, ilkokul çocuklarının duyguları ve duaları üzerine bir araştırma yapmıştı.
Bu araştırmanın belli aralıklarla tekrarlanmasının ilginç olacağını zannediyorum. Araştırmada, her yaş grubuna ayrı ayrı önce dua edip etmedikleri sonra "Allah''tan en çok neyi istersin?" sorusu sorulmuş. ¥ Görülmüş ki birinci sınıf çocukları büyüklerinin hatırı için onların öğrettiklerini tekrarlıyor. Sınıf ilerledikçe dua eden çocukların istedikleri, genelde büyükleri şaşırtan çok basit şeyler. Mesela; kız çocuklar, allık, ruj, çanta, makyaj takımı, küpe, kolye, gezmeye gitmek.. Erkek çocuklar, motosiklet, çift kılıflı tabanca, kral olmak, çeşitli yiyecekler, define haritası, çok para ve kardeş istemişler. Define haritası aileyi zengin ve mutlu etmek için isteniyor. Daha ileri yaşlarda bu istek netleşiyor. Çocuklardan biri şöyle dua etmiş: Allahım kimse kaza geçirmesin. ( Bu çocuğun dedesi kazada ölmüş) ¥ Okula alışan, karnenin ne olduğunu öğrenen çocuklar için en önemli konu sınıf geçmek oluyor. Bu durumdaki çocuklardan birinin duası şöyle: Allahım, benim en çok istediğim şey ailem. Kardeşim hasta, sınıfımı geçeyim, ailemi sevindireyim. ¥ Sınıf geçmekten sonraki en büyük arzu zenginlik. Bazı örneklere bakalım: Allahım, çabuk büyümeyi istiyorum.Oyuncak, şavrole, bahçeli ev, zengin olmak isterim. Allahım, annemin, babamın, öğretmenimin ve arkadaşlarımın ölmesini istemiyorum. Allahım, dayımın gözlerinin açılıp yengeme ve çocuklarına kavuşmasını istiyorum. İleriki sınıflarda istikballe ilgili dileklere de rastlanıyor: Atom mühendisi olmak, dünyayı dolaşmak, sağlık gibi. Bir masum örnek daha: Allahım, iyi huylu, temiz, çalışkan sevilen bir insan olmak istiyorum. Dikkat çeken bir nokta daha.. Çocukların din dersi görmeye başladıkları dördüncü sınıftan itibaren duaların şekli değişiyor. Talepler şükürle başlıyor savaş bölgelerindeki çocukların kurtulmasına kadar uzanıyor..
Bugünlere denk gelen bir araştırma olsaydı çocukların duaları değişebilirdi.
EVVEL ZAMAN İÇİNDE Trabzon''un kurtuluş törenlerinden biri. Vali''nin belediye başkanının konuşmasından sonra o günleri gören şehrin en yaşlısını kürsüye çıkarıyorlar. -Amca diyorlar; anlat, düşmanı nasıl kovdunuz?
Amca anlatıyor: "Baktık Faroz''dan Ruslar geleyi.. Biz de ha buyana doğru bi gaçtuk, bi gaçtuk.." Alkış sesleri arasında şehrin yaşlısı kürsüden indiriliyor. Yanlış anlaşılma düzeltiliyor. ........ Tatbikatlarda da böyle olur. Mavi kuvvetler kırmızı düşman kuvvetlerini her zaman yener. Mavi kuvvetlerin yenildiği bir tatbikat olmaz. Veya bir yangın söndürme tatbikatında yangın başarıyla ve anında söndürülür. Kurtarma tatbikatında enkaz altındakiler son ferdine kadar eksiksiz çıkarılır. İki kişiye ulaşamadık, onlar elden gitti denmez.

