Şu anda ulusal yayın yapan tv''lerin kime ait olduğunu
halkın yüzde 90''ı bilir.
Buna rağmen şirketlerin hisse dağılımına bakın hiç adını duymadığınız
kişileri görürsünüz.
Niye böyle?
Efendim bir kanun çıkarmışız ve demişiz ki:
Bir kimse bir kanalın yüzde 20''sinden fazlasına sahip olamaz. Birinci derecede yakınlarıyla birlikte hisse miktarı yüzde yirmiyi geçemez.
Niye demişiz?
Çok akıllı olduğumuz için.. Peki ne olmuş, işe yaramış mı?
Yaramamış..
Zaten çok akıllı insanlar için yaptıklarının bir işe
yaraması şart da değil.. Önemli olan hatırlanmak, mümkünse biraz da eziyet etmek.. Akla, mantığa, piyasa şartlarına uyup uymadığının ne önemi var?
İşte şimdi bu kanunu değiştiriyorlar.
İsteyen patron tv kanalına sahip olabilecek.. Amaaa, şimdi yeni bir şart var
sahip olduğu kanalın
veya kanalların izlenme oranı yüzde 25''i geçerse
RTÜK
o patronun o kanaldaki hisse oranını yüzde 50''nin altına çekecek.
Farketmez, bir on sene de bu hükmün bir işe yaramadığını anlamak için bekleriz.
On sene sonra işe yaramadığı anlaşılır ama on ay içinde çooook
işe yarayabilir.
...............
Gazetenin garip haberi:
Bir gazete MGK Genel Sekreteri''nin
yurt dışındaki bir toplantıda Milli Görüş Teşkilatı Başkanı ile aynı masaya oturtulduğunu, bunun büyük bir gaf olduğunu yazıyor.
Toplantının konusu yurt dışındaki derneklerin kendi özelliklerini muhafaza etmek kaydıyla tek çatı altında
milli menfaatler için biraraya gelmesini sağlamakmış.
Gariplik şurada: Madem aynı masada oturmamız -veya oturtulmamız- büyük bir gaf olan insanlardan nasıl yardım talep ediyoruz.
Benimle aynı masaya oturma ama bana yardımcı ol.
O zaman çağırmayın toplantıya.
...........
Türkiye saplantılarından kurtulamıyor.
Çelişkilerinden de.
İncelik de bilmiyoruz.
.........
İnsanların duygularını sarsıyoruz. Bugüne kadar zor kullanarak her badireyi aşabileceğimizi zannettik, tıkanıp kaldık.. Keskin dönüş de yapmıyoruz, yumuşak geçiş de..
Hep birlik beraberlik nutukları atıyoruz ama tasniften de geri durmuyoruz.
Hainler, gafiller, gericiler, ilericiler, iç düşmanlar çıktı mı geriye pek kimse kalmıyor.

