Aylarca açılımla, çözüm süreci ile yatıp kalktık.
Açıkçası çözümün ne olduğunu bilmiyorduk. Bize farklı merkezlerden bir pazarlık olduğu üfleniyordu. Biz de muhtemel pazarlık konularını kendimize göre tartışıyorduk.
Buna göre önce terör duracaktı, sonra silahlı teröristler silahlarını bırakarak veya bırakmadan sınır dışına çıkacaktı sonra ikinci aşamaya geçilecekti.
İkinci aşamada demokratik talepler ele alınacaktı.
Bu taleplerden bazıları kanunla bazıları da anayasada belli maddelerin değiştirilmesiyle yerine getirilecekti.
Araya Geziciler girdi.
Konu biraz tavsar gibi oldu.. Sonra Lice, Hakkari derken kamuoyunun bir kısmı tekrar düşünmeye başladı.
Ne oluyor sorusunu sordular.
Böyle soruların şablon cevabı olur.
Önce o söylenir sonra acaba denir.. Biz de öyle yaptık. Bu kadar yıl sonra birileri yine çözüm sürecini baltalamak mı istiyor dedik.
Sonra canım ikinci aşamaya geçilecek ama onlar söz verdikleri şeyleri yerine getirmediler ki demeye başladık.
Düzenlemelerin yeni yasama döneminde ele alınacağı söyleniyor.
Arada var üç ay.. Üç ay boyunca neyle uğraşılacak.. Bütün mesaimiz silahlı ya da silahsız sınır dışına çıktılar mı hesabı yaparak mı geçecek?
Kaldı ki, ikinci aşama denilen şey eğer gündeme gelecekse genel af dışında pazarlık konusu yapılmayacak şeyler.
Özeti: Bu devleti hepimizi kucaklayacak hâle getirin, talebi. Paket hâlinde ülkeye yeni bir heyecan getirmek için bir haftalık bir oturumla ele alınabilecek konular. Zaten hazırlıklar yapılmıştır. İşin sadece usul kısmı kalmıştır. Yeni yasama dönemi neden bekleniyor.. İş uzadıkça parmak sokanlar çoğalacaktır.
Ama bu arada yani yeni yasama döneminden önce bir erken seçim hesapları yapılıyorsa bu kararın da bu sürecin (veya müzakerenin) görünür tarafı olan BDP ile paylaşılması lazım.
Sanki her türlü müzakere medya üzerinden yürütülüyor.. Bir tarafın demeçleri serzenişleri.. Öbür tarafın demeçleri serzenişleri. Görüntünün önemi yok bu işin tarafları günün her saatinde her konuyu ele alıyor karşılıklı yardımlaşma ve paslaşmalar oluyor duygusunu yaşatacak ipucu da yok.
Hükümetin kamuoyuna bu hissi yaşatması lazım.
II. Bahar
İki sene önceki gösterilere Arab Baharı demişlerdi. Bu hesaba göre Tahrir'deki yeni gösteriler ne oluyor?
II. Bahar mı, kışa mı giriyor o bölgeler?
Neticede bu bir savaş.. Her savaşta olduğu gibi tarafları var.
Eninde sonunda bir taraf kazanacak.
Düz mantıkla bakınca şöyle görünüyor:
İki sene önce bir taraf bu şeritte, gösteriler ve halk isyanı yoluyla yönetimleri değiştirdi. Kendine göre yeni bir düzen kurdu. Şimdi öbür taraf bu düzeni bozmaya uğraşıyor.
Bu bir ihtimal ama başka bir ihtimal daha var. Bu düzeni kuranlar Mısır'da sadece Mursi'yi değiştirmek için böyle bir manevra da yapmış olabilirler.
Orada Mursi üzerine inşa edilmiş bir yapı yok ki.. Düzen hâlâ orduya emanet.

