Kaydet
a- | +A

Burası ne garip bir ülke..

Şimdi de oturmuş medya üzerinden cumhurbaşkanının görev süresini tartışıyoruz.

İki ihtimalli bir tartışma da değil..

1) Yedi yıllığına seçildi. Yedi yıl doldurunca eski hükümlere tabi olduğu için bir daha aday olamaz.

2) Yedi yıllığına seçildi ama referandumla yürürlüğe giren değişiklik bağlayıcıdır, görevi beş yılda biter, bir daha aday olamaz.

3) Görevi beş yılda biter isterse ikinci defa aday olabilir.

4) Görevi yedinci yılın sonunda biter, isterse yine aday olabilir.

Seslendirilen bu görüşlerden birinde uzlaşma sağlamak da yeterli değilmiş.

Anayasaya bir geçici madde koymak gerekiyormuş.

...

İktidar partisi CHP''ye, "Siz nasıl bir çözüm istiyorsanız o şekilde bir düzenleme yapalım" dese muhtemelen netice alamayacaktır.

Yani şu şekilde netliğe kavuşturulması bizim için makuldür, biçiminde bir cevap alamayacaktır.

Apur sapur konular gündeme getirilecektir.

Belki MHP makul davranıp, "Şu şekildeki bir düzenlemeye sıcak bakabiliriz" diyebilir.

...

Partilerden YSK''dan görüş isteyelim, diyen de olmadı. Meclis başkanının aylar önce bu konuda kısa bir açıklaması oldu, arada kaynadı.

Cumhurbaşkanının görev süresini dert eden kimsenin olduğunu da zannetmiyorum.

Zaten bizde adalet yerini bulsun, kanun ne diyorsa öyle olsun, yanlışlık varsa düzeltilsin, muğlaklık varsa giderilsinden ziyade "buradan bize ekmek çıkar mı" hesabı yapılıyor.

Tıpkı 367 tartışmasında olduğu gibi.

Sezer''in bile görev süresinin ne zaman biteceği tartışma konusu yapılmıştı. Yeni cumhurbaşkanı seçilemeyince daha önceki örneklerde olduğu gibi yerini vekiline bırakıp gitmesi gerekirken gitmemişti.

Şimdi bu tartışma bir karara bağlanmazsa 5. yılın sonunda gürültü patırtı kopar.. Bir kısmı süresi doldu, insin der.. Öbür taraf kalması gerekir, der.. Meşruiyet tartışması başlar..

Saçma sapan da olsa ihmal edilecek bir konu değil.

Bakalım nasıl netleştirilecek..

ÖNE ÇIKANLAR