Cevap: Geçen hafta yürürlüğe giren alkollü içkilerin satışını, reklamını düzenleyen kanuna itiraz edenler var.
Soru: Nesine itiraz ediyorlar?
Cevap:
a) Böyle bir düzenlemeye ihtiyaç yoktu.
b) Aslında düzenleme makul ama bunların niyeti kötü.
c) Alkollü içki düzenlemesi bahane.. Bunlar cumhuriyeti yıkmak istiyorlar.
d) Bugün rakımıza el atan yarın kimbilir ne yapar.. Sesimizi çıkarmazsak bu işin sonu iyi gelmez.
e) Hiçbiri...
Soru: Yeni düzenleme ile yürürlüğe giren kurallar ABD ve bazı Avrupa ülkelerinde yarım yüzyıldır varmış. Oradaki uygulamalardan farklı bir şey getirildi mi?
Cevap: Bunların niyeti kötü. Özel hayata müdahale var.
Soru: Derdiniz ne?
Cevap: Bunlar gitsin.. Eski günlerimiz geri gelsin.
Soru: Eski günlerimiz derken? Anneannemin de başörtüsü vardı, büyük dayım da hacca gitmişti dediğiniz günler mi? Yoksa Süleyman Demirel'in, 'burayı beğenmeyen Suudi Arabistan'a gitsin' dediği günler mi?
...
Bu tartışmadan, rakının demokratik laik sosyal hukuk devletinin temel direği, olmazsa olmazı gibi bir sonuç çıkıyor.
Cumhuriyeti yıkıyorlar veya yıkmak istiyorlar ne demek.. Cumhuriyet rakı ile mi ayakta duruyor? Kaldı ki sen mi kurdun ki bu kadar dert ediyorsun.
Kurarken size sormadıkları gibi eğer yıkacaklarsa yıkarken de sormayacaklar. Zaten alkollü içki düzenlemesi ile yıkılacak haldeyse tut kuyruğundan gitsin.
...
Anayasa Mahkemesi Başkanı'nın, "Eniştem beni niye öptü?" sorusunu akla getiren bir çıkışı oldu.
Aslında söyledikleri saygı duyulacak şeyler. Hiçbir paragrafına itiraz etmek mümkün değil.
"Siyasi ve sosyal tarihimiz anlamsız hayali yüklü düşüncelerle toplumun bazı kesimlerinin hayat tarzına yapılan müdahalelerin izleriyle doludur. Bunlara yeni halkalar eklemek yorgun vicdanları daha da yoruyor. Toplum vicdanı ikna edilmeden atılan adımlar demokratik hukuk devletinin sicilini bozmaktan başka bir sonuç doğurmadı. Kamu gücünü kullananların hak ihlaline sebep olması kabul edilemez, başkalarının haklarına sahip çıkmak insanlık erdemidir."
Dün söylenmiş olsaydı bu kadar manidar olmazdı. Bugün söylenince alkollü içeceklerin satışının düzenlenmesi özel hayata müdahaledir, anlamına geliyor.
Bir anlama daha geliyor. Yüzde 50'lik taban yarın bir gün ikiye ayrılacak.. Ben o iki parçadan ikincisinin yanındayım. Şimdiden söylemiş olayım.
...
Usulün ve hükümran edanın rahatsız edici olduğunu ben de kabul ediyorum. Böyle bir düzenleme bugünün işi değildi. Daha zarif, daha az inciten bir üslûp bulunabilirdi. Parlamentoda bir heyet kurulup, gidin bakın bu iş ABD'de nasıl, Almanya'da nasıl, İngiltere'de nasıl ona göre biz de bir adım atalım, denilebilirdi.
İşin esasından ziyade usulünden rahatsız olanlar çoğunlukta. Üstelik önemli bir kesim nefretini boşaltmak için bahane arıyor. Ya onlara enerjilerini boşaltacakları paratonerler kurun ya da bırakıp çalıp oynasınlar, itiraz etsinler, bağırsınlar, toplansınlar dağılsınlar.
Hepsine cevap yetiştirmek zorunda mısınız?
.....
(*)Akşam'ın dünkü manşeti

