Kaydet
a- | +A

Türkçemizi koruyalım! Bir de böyle nasihat edenler çıktı başımıza.. Nasıl korunur, o yok.. Çimenlere basmayalım, çiçekleri koparmayalım, yeşili sevelim, ormanları koruyalım gibi bir şey. Çamaşır makinenizin rezistansını koruyun deseler, onun yolunu biliyoruz.

Sabah akşam ekranlarda elinde bir rezistans tutan adam kafamızı tınlatıyor. Nasıl korunacağını biliyoruz yani...

Rezistansı korumak deyince başkasının yaptığı bir hesabı nakletmek isterim: Rezistansınızı bir yıl boyunca kirece karşı korumanın bedeli 100 lira ise, ekranda göre göre şeklini ezberlediğiniz o zımbırtıyı yenilemenin bedeli 30 lira. ... Neyse biz Türkçemize dönelim. Yuvarlak laflarla avunmak bizim işimiz.

Liseyi bitiren çocuğunuza, "oğlum sana baba nasihati, Türkçemize sahip çık!" dediğiniz zaman; - Nasıl yani baba, derse ona sahip çıkmanın yolunu gösterecek bir formülünüz var mı? Ulusal Eğitim Bakanlığımız, 40''lı yıllarda çıkardığı klasikleri tekrar bastırmayı gündeme getirince, "acaba aynen mi bassak sadeleştirerek mi bastırsak" tartışması açılmıştı. Aynen basılırsa yeni nesil anlamazmış. Bunu dert eden yok. Gavurun yaptığı CD''ye Türkçe isim uydurmak yetiyor. Beş on sene sonra Osmanlı''dan kalan eserleri okutmak için İsrail''den uzman talep ederlerse ben şaşırmam. "Türkçemizi koruyalım" sloganı atanlar dert etsin.

BAŞINIZI KAŞIYACAK VAKTİNİZ VAR MI? Yüce parlamentomuzun herhangi bir konuda mutabık kalması.. Veya asgari mutabakatı sağlaması ne demek? "-Bu konudaki kararınız?" denildiği zaman 550''nin yarısının bir fazlasının el kaldırması demek. 550''nin yarıdan bir fazlasının elini kaldırmasının hesapları yapılırken neye dikkat edilir? Yani , "Acaba şu milletvekilimiz bu konuda ne düşünürler" mi denir, grup hesapları mı yapılır? Grup hesabı yapılır. Grup hesabı şu demektir: Ecevit ne der, Yılmaz ne der, Çiller ne der, Bahçeli ne der.. vs. O zaman bu cümlenin (Parlamentonun mutabık kalmasının) doğrusu şöyle olmuyor mu: Genel başkanların mutabakatı. Genel başkanlarımız iki turlu seçimi niye ağızlarına almaktan korkuyorlar.. İstikrar dedikleri şey orada.. Seçime gitmeseler de seçim kanununu değiştirsinler. Hatta ellerinden geliyorsa sıfatı yönetici olan bütün kamu görevlilerini sözleşmeli statüye alsınlar. Değişen hükümetle beraber üst kademe de toptan gitsin.. Gelenler arzu ederse dilediklerini tekrar işe alsın. Gelenin emekli oluncaya kadar yapışıp kalmaya ne hakkı var?

ÖNE ÇIKANLAR