Kaydet
a- | +A

ATO 2005''te bir rapor yayınlamış. 588 bin faili meçhul aramızda dolaşıyor.

Bu rapor, o tarihte bütün gazetelerde haber olmuş.

Rapora göre, faili mechullerdeki artışın en büyük sebebi AB yasalarıyle polisin elinin kolunun bağlanması.. Polis ev ve üst arayamaz hale geldi, deniliyor.

İki sene önce malum bir düzenleme ile eli kolu çözüldü, artık arayabiliyor.

Fakat biz faili mechul deyince daha çok güneydoğudaki olayları hatırlıyoruz. Oradaki faili mechullerin el kol bağlama ile, AB yasalarıyla bir ilgisi yok.

İki günde bir, bir itirafçı çıkıyor, "Öldürüp şu kuyuya atardık" diyor.

Soruşturma için aldığımız bir daha evine dönemezdi, diyor.

Rivayet muhtelif.. Bir hesaba göre 15.000 kişi bu yolla öldürülmüş, bir başka hesaba göre 22.000 kişi.

Bu, tahkikatla açığa kavuşturulabilecek bir konu değil. Belki kamu vicdanını rahatlatmak için göstermelik bir iki teşebbüs yapılır o kadar..

....

İtirafçı ne demek? Bir mevzuat var, bu mevzuata göre, biri gelip teslim olursa, yaptığı işleri itiraf ederse farklı bir muamele görüyor.

Bizim devlet geleneğimizde özür dileme yoktur. Geçen sene bir tutuklunun işkence ile öldürüldüğü anlaşıldığı zaman Adalet Bakanı özür diledi, "aaa bu bir ilk " diye sevindik.

O bölgedeki binlerce faili meçhulün hesabı kimden sorulacak? Adres bile belli değil. Sistemin de tıpkı dağdan inmesini beklediğimiz adam gibi önce itiraf edip sonra özür dilemesi lazım. Bu herkesi rahatlatır.. Çok meraklısı olduğumuz dik duruşa ve azamet görüntüsüne halel getirmez. Yanlış yaptık, kontrol edemedik, iş çığrından çıktı demenin nesi ayıp..

....

Eskiden ilkokulda yapılan işlemin doğru olup olmadığından emin olmak için sağlama metodu öğretilirdi. Bizde sistemin yahut rejimin örtülü/açık kurallarının sağlamasını yaptığınız zaman hesap hiç tutmuyor. Siyasi irade esastır ama, tabii ki özgürlüklerden yanayız fakat, anayasa değiştirilmez değildir ancak, uçuk kaçık fikirler de yer bulabilmelidir fakat.. Bana amasız, fakatsız, ancaksız bir tek kural gösteremezsiniz.. Beyanlar da böyledir.

Gönül ister ki o bölgemizde de..ile başlar..sonra mazeret gelir: Terör

Gönül bu bölgede de iyi şeyler ister..mazeret gelir irtica..

Gönül azıcık demokrasi ister mazeret gelir: Türkiye''nin jepolitik durumu..

...

Hani sözde soykırım iddiası için resmi bir tezimiz var ya.."bu işi tarihçilere bırakalım" .. Sadece soykırım iddiaları ile ilgili bölümü değil 1909 sonrasının tamamını tarihçilere bırakalım..Rahatlayalım..

ÖNE ÇIKANLAR