Her insan gibi çevremizde olup bitenleri anlamaya çalışıyoruz.
Mesela soruyoruz: Mısır'da ne oluyor?
Peki cevap verebiliyor muyuz? Mısırdan canlı yayınlar, yorumlar, Batı'dan Doğu'dan gelen resmî açıklamalar.. Cevap bulamıyoruz.
Eğer aradığımız sorulara bir kimse kolay, anlaşılabilir, formüle edilebilir şekilde cevap vermişse.. Detaya inmeden ana hatlarını ortaya koyup düşünürken bu şablonu göz önünde bulundurun demişse o yazı (açıklama, analiz, yorum) karşısında şapka çıkarmak lazım. Şapka yoksa eğilmek lazım.
Mahir Kaynak, Mısır Darbesi üzerine çok kısa bir yazı yazdı. Kısa yazının önemli bir kısmı "darbeleri anlama kılavuzu" gibi.
O bölümü altını çizerek iki defa okumak lazım.
Oradan anlaşılıyor ki, bu işler demokrasiye bağlılık, tutarlılık, demokratik teamüller meselesi değil.
Bir hükümran ülkeler var.. Bir de hükümran ülkelerin kontrol altında tuttuğu ülkeler.
Bu işi nasıl yaptıklarını da anlatmış.
Bu metotlardan haberdar olunca darbe gerekçelerinin bir önemi kalmıyor. Çoğunlukla yapanlar bile gerekçeden haberdar olmuyor. En akıllıları bizde olduğu gibi ya kardeş kanını durdurmak istiyor ya da irticai faaliyetleri önlemek.
Her işte olduğu gibi bu işlerde de bir doğal akış var bir de kurgulanan bölüm.
....
Bu şablona göre Mısır'da olup biten nedir sorusuna şöyle bir cevap çıkıyor:
Yıllardır İngiliz hakimiyetinde (kontrolünde) olan ülke Arap Baharı ile Amerikalıların kontrolüne geçiyor.
Müslüman Kardeşler Teşkilatı İngilizlerin kurgusu olduğu halde Amerikalılar o teşkilat üzerinden bir operasyon yapıp kontrolü ele geçiriyor.
Son darbe ile İngilizler ipleri ele alıyor. Elde tutmak bu şartlarda zor göründüğü için ortaklığa razı oluyor. Tersinden bakarsanız Amerikalılar da müdahil olmak ve ortaklığı davam ettirmek için uğraşıyor.
....
Ben de bu durumda bu şablonu kullanarak bir iki sonuç daha çıkarıyorum.
Halk hareketi diye bir şey olmaz. Halk hareketleri profesyonel ekiplerin yönlendirmesine ve desteğine muhtaç.
Ülke olarak eğer gücünüz varsa bu yönlendirmeleri boşa çıkarabilirsiniz, ters çevirebilirsiniz.. Sizin dışınızda sizin üzerinizde ihtilaf varsa öbür tarafın desteği ile akamete uğratabilirsiniz.
...
Geri kamış ülkelerin hiçbirisinde dış destek olmadan darbe yapılamaz.
Eğer darbe yapılacaksa kanunda ne yazarsa yazsın, anayasa ne derse desin, generaller demokrasiye ne kadar bağlı olursa olsun bu operasyonlar önlenemez. Sarmaldan kurtuluncaya kadar her işte olduğu gibi bu işte de bir tarafa cephe alırken öbür tarafla işbirliği yapacaksınız. Menfaatlerinizi paralel hale getireceksiniz. Paylaşırken de yüzde 50/50 derdine düşmeyeceksiniz.
Bu durumda bizim hangi tarafta yer almamız gerekiyor. Eğer bu varsayımlar doğru ise darbeleri kınamak sakıncalı görünmüyor. Her halükârda yeni dönemde bizim için de bir kapı aralanacağı anlaşılıyor. Tersi olsaydı biz de yarım ağız darbe kötüdür ama demek durumunda kalırdık.
Malum bir cümlenin içinde ama geçiyorsa öncesi yok hükmündedir.

