Kaydet
a- | +A

Devlet memuru olup kendi isteği ile ayrılanların dışında emekli oluncaya kadar çalışamayanların oranı yüzde kaç olabilir? Bir girdi mi geriye tek hesap kalıyor: Ne zaman emekli olabilirim. Bunun anlamı ne? Onların işvereni durumunda olan devlet çalışanlarının hizmetinden o kadar memnun ki, hiçbirini atma ihtiyacı duymuyor. Yani memurlar ve kamu çalışanları özel sektör çalışanlarından daha başarılı. Bu doğru değilse onların işvereni işe aldıklarının başarılı olup olmadıklarına.. bir işe yarayıp yaramadıklarına bakmıyor. Bu da doğru değilse o kadar merhametli bir işveren ki genellikle başarısızları istihdam ediyor.. Başarılılar nasıl olsa özel sektörde iş bulur, diyor. Bu da doğru değilse bizim mevzuatımızda, anlayışımızda, düzenimizde, sistemimizde bir terslik var. O zaman niye düzeltmiyoruz sorusu akla geliyor. Düzeltemiyoruz. Niye düzeltemiyoruz sorusuna cevap bulmamız lazım. Korkularımız var. Neden korkuyoruz? Açıkçası ipin ucunun elimizden kaçmasından korkuyoruz. Aklımızı, fikrimizi, gücümüzü, kuvvetimizi hep ipin ucunu elde tutmaya yoruyoruz. Nasıl yaparsak saltanatımız ve düzenimiz devam eder. Hesap bu olunca bizim dert ettiklerimiz onlar için ufak tefek problem sayılıyor. Fire hesabına bile dahil edilmiyor. Ama daha ne kadar devam edecek, inadı bırakıp yumuşak geçişin altyapı hazırlıklarına başlasalar..

Akıntının tersine daha ne kadar kürek çekebileceğiz?

UDAY FANTEZİLERİ

Saddam''ın oğlu Uday sayesinde diktatörlük fantezilerini de öğrenmiş olduk. Heveslenmedim desem yalan olur. Şöyle beş on günlüğüne diktatörlük yapabilecek bir ülke bulsam, denemek isterim. Günlük hayatta adamdan sayılmayanlar için güzel bir hayal. Bu saatten sonra nasıl olur bilmem, belki masallardaki gibi şişeden çıkan bir cin, "dile benden ne dilersen" der.. "beni ortahalli bir ülkeye diktatör yap" derim. Kimyasal silah vardı yoktu tartışması başlayıncaya kadar ben muradıma ererim. Üstünüze afiyet, birkaç gündür boynum tutuk vaziyette.. Sol tarafa dönemiyorum. Bina içinde dolaşırken sola bakamıyorum.. Mesela böyle bir durumda boynumun tutukluğu geçinceye kadar soldaki herkes koridorun sağına yerleşsin diyebilirim. Vatandaşlara numara verir, sokakların kalabalık olmasını istemediğim zaman "bugün sadece şu numardalar sokağa çıkacak" diyebilirim. Emekliliği kaldırdım derim, sonra tekrar koydururum. Memurları önce işten çıkarır, sonra yeniden alırım.. Bir hafta gazete televizyon yok, derim.. Armut yemek yasak, derim.. Düşünün hoşunuza gittiyse siz de başka hayaller kurun: Sırtınızda yumurta küfesi yok ya..

SINIR KAPISI

Güney-Kuzey Kıbrıs geçişlerini kolaylaştırdık ya.. Rumlar geliyor, Türkler gidiyor.. Kuyruklar oluşuyor. Demek ki bizde de istenince şaşırtıcı şeyler yapılabiliyormuş. Biriken gazı boşaltmak için güzel bir yol. Ama şimdi söyleyeceğim şaka değil.. Türk tarafına gelen Rumlar poşetlerine toprak doldurup götürüyormuş.. Yavru vatanımızın toprağını.. Vatan toprağının öbür tarafa -az ya da çok- taşınması kırmızı çizgi ihlali sayılır mı?

ÖNE ÇIKANLAR