Hep derlerdi, ekranlardan göründüğü gibi değil, gidip deprem bölgesini dolaşmak lazım.
Ben de dolaştım. İbretlik manzaralar var, onları size uzun uzun anlatacak değilim. Başka birşey söyleyeceğim: Özellikle 12 Kasım depremi için söylüyorum, depremzedelerin büyük bir kısmının köylere, başka şehirlere, akraba yanına sığınma imkanı var. Ama gidemiyorlar: Haklarının ziyan olmasından korkuyorlar. Bu insanlara ilk günden itibaren sonradan verilmesi kararlaştırılan
altışar milyar liraları verilseydi, çadırkentlere, prefabriklere muhtaç olmadan başlarını sokabilecekleri bir yerler bulurlardı. Kalanlara da yer bulmak, geçici barınma sağlamak bugünkü kadar zor olmazdı. Akıl almaz uygulamalar var. Vatandaşın binasına hasar tespit komisyonu , "çok hasarlı, oturulamaz "raporu vermiş, itirazdan sonra "Hasar yok, oturabilirsiniz" denilmiş. Mağduriyetin ölçüsü hasar. Öyle insanlar var ki, binasında hasar yok ama, iki evi yıkılandan daha mağdur.
Öyle insanlar var ki, evi yıkılmış ama kendini toparlayabileceği imkanı var. Büyük yardımlara merkezde el koyup güya daha adil olsun diye tek elden dağıtmaya çalışıyorlar. Merkeziyetçiliğin adaletinden ne olur?
Amatör yardımlara karışmıyorlar. Kamyonetinizle ya da minibüsünüzle dilediğiniz eve, çadıra yanaşıp , "Nelere ihtiyacınız var?" diyebiliyor, içinize sinerse isteklerini karşılayabiliyorsunuz. Mühürlü, imzalı kağıtlarla işin içinden çıkmak kolay değil. Keşke herkesin bilgisayar kayıtları olsaydı..Malı mülkü nedir, kaç nüfuslu bir ailedir, ne iş yapar, neyle geçinir..Bunlar zamanında bilgisayara kaydedilmiş olsaydı, bu kayıtlara esas alınarak hem herkese adil yardım yapılabilirdi, hem de kimin ne kaybının olduğu önce beyan yoluyla sonra teyid edilerek dosyalarına işlenebilirdi. Bugüne kadar olanlara ah-vah edelim ama bundan sonrası için çare arayalım.
Herkesi bir an önce nüfus kayıtlarından emlakına, trafik dosyasına kadar digital ortama taşıyalım. Bu problemler bakanların lastik çizmelerle karargah denetleyen komutan gibi çadırkentlerde dolaşıp bol vaadde bulunup nutuk atmasıyla aşılacak gibi görünmüyor. Bizim Ankara''daki kafalara kalsa bir de deprem bakanlığı kurarlar. Yolsuzlukla mücadele bakanlığı, insan hakları bakanlığı, kadın hakları bakanlığı gibi bu işi oluruna bırakırlar ama vaziyete göre iş Ankara''dakilerle bitmiyor artık.

