Ben fırsat eşitliğine inanmam.. Adalete inanırım o da yok.
Neymiş, dershaneler fırsat eşitliği sağlıyormuş.. Neyin fırsatı?
Anadolu'nun fakir fukara çocukları büyükşehirlere göre eğitim imkânları sınırlı olduğu için dershaneler sayesinde üniversiteye giriyormuş.
Sonra ne oluyormuş: Üniversite kapısına getirip dayayınca fırsat eşitlenmiş mi oluyor. Yoksa biz "Bizden buraya kadar. Bundan sonrası sana düşüyor. Fırsatını eşitleyip seni buraya getirdik. Hadi yolun açık olsun" demiş mi oluyoruz.
Tamam fırsat eşitliğine inanmıyorum. Dershanelerin eşitlik sağladığına inanmıyorum. Benim inanmadığım şeyleri doğru varsayarak devam edelim:
Genç, dershane sayesinde fırsatını eşitleyip yüzlerce fakülteden birine kapağı atıyor. Çok darda kalırsa açığına kapağı atıyor.
Sonra ne oluyor?
Fırsatı eşitlenen vatan evladı ne yapıyor? Uluslararası ilişkiler okuyup belediyede zabıta memuru oluyor.
Veterinerlik okuyup hayatta fırsatını eşitleyen dershane gibi bir dayısı olmadığı için taksicilik yapıyor.. Yanlış anlamayın korsan taksi.. Plaka tahdidi ve bedeli var. Fırsat eşitliği yok.
Başka ne yapıyor? Mesela atanmamış öğretmen oluyor. Bu tabir bir tek bizim ülkemizde var. İkinci bir örneği yoktur.
Bunlar kötü örnekler. İyiler de var tabii. Ama dershaneler sayesinde değil.
Biz üniversite ile acemi er eğitim tugaylarını birbirine benzettik.
Yılda bir defa asker sevkiyatı gibi yaşı gelenleri belli merkezlere dağıtıyoruz.
Bunun zararı ne oluyor.. İşe yarar insanlar da ziyan oluyor.
İşin aslı ne?
İlkokula başlayan her yüz kişiden sadece 2.5'ine mükemmel eğitim verebilirsiniz.
Dershane ile yüzde 2.5'in içine girilmez. Çocuk dershanede doğsa, orada yatıp kalksa, orada büyüse de girilmez.
Başka ülkeler yüzde 2.5'ini alıp özel eğitiyor. Kalanları ara eleman, dolgu maddesi yapıyor.
İşin aslını anlatsalar hepimiz ayaklanırız. Yüzde 5'ini 6'sını imtihan olsa da olmasa da örtülü şekilde farklı muameleye tabi tutuyoruz. Onlar yetişip başkalarına hizmet ediyor. Kalanları da sesleri çıkmasın diye, oyalamak için dershaneydi, üniversiteydi, KPSS'ydi, askerlikti, serbest meslekti oyalayıp duruyoruz.
Entegre tesisle olacak iş değil. Hani adam çocuğuna anlatıyormuş ya.. Canlı sığırı buradan verdi mi öbür taraftan salam, sosis, pastırma, sucuk çıkıyor, diye.
Bizim sistem biraz buna benziyor. Ambalajlayıp, barkodlayıp rafa diziyoruz.
Yine işe yarayan yüzde 3..
LGS, LYS nihayetinde sıralama imtihanı. Herkes doğruyu yapınca herkes giremiyor. Habire kapasite arttırmak bir başka felaket. Kurtulan sayısını azaltıyor.. Nüfusun yüzde 3'ü bu dertlerden azâde..
Dershaneler bundan 30 sene önce Anadolu çocuklarının 2., 3. dereceden tutunabilmeleri için bir fırsattı. Bugün değil. Bugün her taraf Anadolu'dan gelenlerin.. Yüzde 3 bu üniversitelere dönüp bakmıyor.
Hukuki mevzuatına aklım ermez. Ama kapatılmaları paradan sıfır atmak gibi bir şey olur.. Alım gücü düşmez.
Bütün bunları tarafların dershaneyi dershane olarak tartıştıklarını varsayarak söylüyorum. Başka hesap varsa, işin altında başka bir şey varsa bilemem.

