Siz şimdi diyeceksiniz ki: "Her şeye oy açısından mı bakacağız?"
Bakmayın.
Siz istediğiniz taraftan bakın ara sıra da başkalarının nasıl baktığına, ne dediğine, ne sorduğuna göz atın.
Dershane konusunun dramatize edilmesinin altında ne var?
Bu, dershaneler kapatılırsa ne olacak bu çocuklar, bu öğretmenler, bu işverenler endişesine benzemiyor.
İlerleyen günlerde iki gözü iki çeşme ağlayan anneler, annesinin eteğine tutunan çocuklar görürsem ben şaşırmam.
Sanki ortalık yanmış yıkılmış.. Ya da üç beş gün içinde yanacakmış yıkılacakmış gibi.
Hakikaten durum bu kadar vahim mi, değilse abartarak nereye varacağımızı düşünüyoruz.
Yahut bizi nereye sürüklemek istiyorlar.
Bakıyorum bir iş adamı.. Beyanat vermiş. Ismarlama olduğu belli. Ismarlama beyanatın özetinin özeti şöyle: Dershaneler bu ülkenin çimentosudur, harcıdır, barışın, demokrasinin, geleceğimizin, teminatıdır demeye getiriyor.
Bir de her işi kutsallaştırma takıntımız var ya.. Kutsallık izafe ediliyor.
Belki yarın bir gün İstiklal Marşı'ndan bir satır da aktarılır: Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli.
Organize tweetlere de baktım.
Ajitasyon tweetlerine de baktım.
Hadi hep beraber ağlayıp ağıt yakalım tweetlerine de baktım.
Hiçbiri inandırıcı gelmedi.
Her işte olduğu gibi bu işin de masumları var.
Ama organize edenleri de var.
Soğukkanlılıkla yorumlayanları da var.
Mesela şöyle deniliyor:
Hedef kırgın bir kitle oluşturup bu kitleyi yerel seçimde özellikle İstanbul'da Sarıgül'e yönlendirmek.
Bu bir ihtimal. Matematik olarak imkânsız değil.
Bizim seçmen dara düşünce oyunun içine duygusunu, öfkesini de katar. Daha önce birikmiş dertleri varsa oh olsun diyerek intikam aldığını da zanneder.. de, hesaplar tutar mı acaba?
Ters tepme ihtimali yok mu?
Burada bir ara nota ihtiyaç var: Yaparlar, yönlendirirler, akıtırlar, oyları bloke ederler derken bu işler emir komuta ile olmaz.
2007'yi düşünün.. Bir grup cumhuriyet mitingleri yaptı. Hadi miting yapalım da AKP'ye destek olalım demedi. Organizatörler samimi değildi. Ama taban endişeliydi, samimiydi, iyi bir şey yaptığını zannediyordu. Ama her adımları karşı tarafa yaradı.
Kırılanlar kadar belki daha fazlası başka endişelerle yerel seçimde iktidar partisinin adayına oy vermeyi düşünmüyor olsa bile böyle kampanyaların sonunda kenetlenebilir.
Eğer deniyorsa ki abartılı yorumlara, komplo teorilerine ne ihtiyaç var? Onlar da nihayetinde sivil toplum örgütü.. Mağduriyetleri var, talepleri var.. Taleplerinin karşılanması için organize olmuşlar..
Abartılı tepkiye ne ihtiyaç var?
O zaman hadi ağlayın, ağıt yakın, beddua edin üslubuna bir açıklama getirilmesi lazım.
Ne oldu Suriye'de iki milyon kişi mi öldü?
Güneydoğu yandı yakıldı mı?
Dershane konusunda bu kadar ağlarsak umumi bir afette ne yapacağız.. Akıtacak gözyaşı kalmayacak.

