Kaydet
a- | +A

Reklamdaki ihtiyar, eski günlerini yadederken -özellikle- bunu hatırlatıyor: Benim gençliğimde dolar bir liraydı. Düz bakınca, "Vay be ne günlermiş.." demek mümkün. Evet, reklamdaki ihtiyarın gençliğinde dolar bir liraydı ama fert başına milli gelir de 80 dolardı. Doların 1 lira olması vatandaş için hiçbir şey ifade etmiyordu. En çok yurt dışına çıkabilen, çıkarken döviz alabilen imtiyazlı insanların işine yarıyordu. Bir de 1 liralık dolarla ithalat yapabilenlerin. Kötü denilen bu günler, hasreti çekilen (bir dolar bir liraydı) günlerine göre 25 kat daha iyi. Ama insanlar o günkü kadar mutlu değil. Eğer mutluluğun yolu bir doları bir liraya -o günlerde olduğu gibi- eşitlemekse çok zor değil. TL''den altı sıfır atıp 8-10 ay aynı mutluluk yaşanabilir. Dolar 1.6 lira olur. Bir milyar maaş alanlar 1000 lira alır, ekmek 25 kuruş olur, 20 bin liraya otomobil alınabilir...de, ne değişir? Sıfır atmadan cebimizdeki TL''leri dolara eşitleme hayali kuranlar varsa o işin ilacı bizde değil. Vatanını çok sevenlerde.

SAHTE POLİS Acaba Almanya''da da sahte polis yakalalanıyor mu? Veya İngiltere''de, Norveç''te, ABD''de? Türkiye''de sık sık sahte polis yakalanıyor. Bir sahtekar, polis olmadığı halde niye polis olduğunu söylesin? Şöyle de sorulabilir: Sahtekarlar niye meteoroloji memuru olduğunu söylemiyor? Bir menfaat ya da bir imtiyaz olması lazım. Sahtesi menfaat ve imtiyaza kavuşabiliyorsa gerçeği istediği zaman haydi haydi kavuşabilir. Herhalde problem iki taraflı. Sahte polise muhatap olan, "Ha sahte olmuşsun ha gerçek, benim için ne farkeder?" diyebilecek durumda olsa sahtekarlığının cazibesi ortadan kalkar. Ama sıradan bir polis şefinin koruması bile, trafikte, park ederken, mağazaya girerken, balık alırken, "Ben korumayım" dediği zaman izzet ikram bekliyorsa.. Sahtekarların iştahının kabarması normaldir. Almanya''da, elin gavuru, balık alırken ,"Ben Ahmet müdürün şeyiyim", deme ihtiyacı duymuyor.

ÖNE ÇIKANLAR