Kaydet
a- | +A

Bakın, her işi hale yola koyduk, neyi tartışıyoruz:

Yeni cumhurbaşkanı seçilinceye kadar o koltukta kim oturacak?

Meclis Başkanı mı vekalet edecek, Sezer mi yenisi gelinceye kadar görevine devam edecek?

367 tartışması gibi yine hukukçular ikiye ayrıldı, yarısı Meclis başkanı oturacak, diyor..Diğer yarısı Sezer devam edecek diyor.

Belki şöyle olmuştur: Normalde Meclis Başkanını''nın vekalet etmesi gerekiyordur ama birisi, maddeyi bir daha okuyun ve iyi okuyun demiştir. İkinci okuyuşta başka türlü anlaşılmıştır.

Herkes bildiği gibi okursa Anayasa Mahkemesi''ne gider iş...Mahkeme kararıyla vekilin gidip eski asılın gelmesi de ayıp olur. Siz nasıl münasip görürseniz öyle yapın demek en güzeli...

.....

Karara bağlanacak tek konu bu olsa bir yolu bulunur..Ama bandan önce yine ihtilaf konuları var. Madem seçime birinci turdan başlanacak o halde takvim yeniden başlatılmalı..madem yeniden başlatılacak..o halde adaylık süreci de yeniden başlatılmalı..diyenler de var. Yani o konuda da ikiye ayrılmış durumda hukukçularımız.

Bunun aşılmasına ihtiyaç kalmadı ama aşılmış olsaydı bile yedek ihtilaf hazırdı:

Efendim birinci tur yapılmadan ikincisine geçilemez.

Evet 367 şartı ilk iki tur için lazım ama ilk iki turu tamamlamadan üçüncüsüne geçilemez.

Kralın kızına talip olan Keloğlan''a sıralanan şartlar gibi.

.....

Bu saatten sonra, "hukuk nasıl bir şey, anayasa ne diyor, ne dediği nasıl anlaşılır, nasıl okunur"u dert etmenin faydası yok.

Neticede ülke olarak dönüp dolaşıp iyi bir yol ağzına geldik.

İktidar partisi hem seçimleri öne alacağını hem de ilk turdan sonuç alınamazsa anayasa değişikliği ile cumhurbaşkanının halka seçtirileceğini açıkladı.

Becerilebilirse seçimin halka yaptırılması güzel bir başlangıç olur.

Belki de sistemin topyekun dönüşümünün ya da değişiminin miladı olur.

Ve zannediyorum bu seçimlerde halk vaadlere, sıkıntılara, ekonomiye, yolsuzluğa vesaire bakmaz.

Vatan, Kıbrıs, Irak, terör gibi konular da prim yapmaz.

Cumhurbaşkanlığı seçim sürecindeki tartışmalar iktidar partisinin icraatını seçmeni nezdinde neredeyse ibra etti. Tartışmanın tarafları bu ihtimali de hesaba katmışlar mıydı?

Yoksa hele günü kurtaralım, yarına yarın bakarız hesabı mı yaptılar.

.....

Kulakları çınlasın, bir arkadaşımız ulusalcılığı fazla abartanlar için, "Bunlar farkında olmadan küreselcilere hizmet ettiklerini..yaptıklarının en çok onların işine yaradığını anlasalar acaba ne yaparlardı?" demişti.

Dün Sabih Kanadoğlu, "367 tartışmasına sebeb olan, konuyu ilk gündeme getiren benim, mutluyum, huzurluyum" dedi.

Yarın bir gün engel olmak istediği her ne ise engel olacağını zannederken hizmet edip iyilik yaptığını fark etse ne düşünür?

Hesaplar eskisi kadar yalın değil ki..Piknikte oynanan halat oyunu gibi taraflar iki uçtan asıldığı zaman kimin kaybettiği belli olsun...

İterken çekmiş, çekerken itmiş olabilirsiniz...

Olabiliriz demiyorum, ben bu işte başından beri yokum.. seyrediyorum çünkü...

ÖNE ÇIKANLAR