> Mağdurlar yadırgayacaktır ama Evren Paşa bana hep tonton bir darbeci gibi görünmüştür. Mizacı zulme yatkın bir adam olsaydı, acılar o günkünün on katı olurdu.
Kenan Evren'in ifadesi alınıyor.. Savcı ne soracak kendisine?
Eğer mahkeme kurulursa herhalde bu delilli, ispatlı, ses kayıtlı, bir yargılama olmayacak.
Müdahil olmak isteyen mağdurlar çıkarsa kimden hesap soracaklar, Evren Paşa'dan mı?
12 Eylül deyince işin içine girmeyen mi var?
Sadece ordu mensuplarını değil, o dönemde kamu görevi yapanların tamamına yakınını yargılamak lazım ki, on binlerce insan demektir..
Bu mümkün mü?
Değil.
Peki yargılanması mümkün olanları neye göre ayıklayacaksınız?
Ben canımın istediğini yargılarım, diyemeyeceğinize göre bir kriterinizin olması lazım.
Belli bir kademenin üstü mü, sadece vitrinde görünenler mi?
Sadece konsey üyeleri mi?
Bunun sembolik bir yargılama olduğunu kabul etmek lazım.
Sembolik yargılamalarda detaya inilmez.
Onun delili, bunun belgesi, olmaz.
Tek soru sorulur: Neden darbe yaptınız?
Paşalar da vatan elden gidiyordu, kardeş kardeşi vuruyordu, vatanı da bizden başka kurtaracak yoktu vs. der.
Darbenin savunması, hafifletici sebebi vs. olamayacağı için usulen bir ceza verilir.
O yaştaki bir insan için ömür boyu hapis bile usulen cezalandırmadır.
O yaştaki insan ömür boyu hapis cezasına çarptırılırsa ne yapar.. Kalan ömrünü ya hastane odasında geçirir, ya da evinden ayrılma denir.
...
Amerikan sisteminde sanık isterse pazarlık yoluyla savcılık makamıyla iş birliği yapabilir.
Benzeri bir sistem bizde de olsa Paşam da iş birliğine hazırım, dese iddia makamına ne diyerek yardımcı olabilir?
Sanıkların adını verecek, çeteyi çözecek hali yok.. Tek şey söyleyebilir:
Kullanıldığımızı ilk sene fark ettim. Veya on sene sonra anladım. Veya ihtilal sabahı şüphelenmiştim vs..
Böyle bir itirafta bulunmayı da bu saatten sonra yediremezler.
İşin azıcık şan şeref kısmı da var. 9 seneyi inkâr etmek işlerine gelmez, kendilerini inkâr olur.
...
Mağdurlar yadırgayacaktır ama Evren Paşa bana hep tonton bir darbeci gibi görünmüştür.
Çocuksu bir tarafı var.
Hinlik, cinlik sahtekârlık bilmez.
Lise öğrencisiydik.. Devletin görünen yüzü olarak siyah beyaz ekranlarda karşımıza çıktı, devri iktidarında hayatımızın on yılı geçti.
O yıllarda konsey başkanı Evren Paşa değil de keyfine düşkün, mizacı zulme yatkın bir adam olsaydı, acılar o günkünün on katı olurdu.
...
Yargılayın, mahkemeler kurun, törenler yapın.. Ama bilin ki, bu işlem kurtuluş günlerinde temsilî düşman askerleri ile dost kuvvetlerin tahta tüfekleri birbirine doğrultması gibi olur.
Biz buna temsilî yargılama diyelim.
Yargı işine çok meraklıysanız, daha yakın tarih var.. Balyoz var, 27 Nisan var, 28 Şubat var, bence sondan başa doğru gidin..

