Kaydet
a- | +A

Niye kamu kurumlarına işi düşen insanların ilk işi bir tanıdık aramak olur?

Belediyede tanıdığı olan var mı, pasaportta tanıdığı olan var mı, filan bakanlıkta tanıdığınız var mı?

Tanıdığa ya da bir aracıya niye ihtiyaç duyulur?

Bu eskiden kalma bir alışkanlık mıdır yoksa hâlâ bu düzende mi yürür?

Ya da böyle bir ihtiyaç yok da insanlar bir tanıdık, bir aracı kanalıyla daha iyi yürüdüğünü mü zannediyor?

...

Kesimlere gözatıyoruz:

Subayların, belediye ileri gelenlerinin, Ankara''daki ileri gelenlerin, kazalardaki ileri gelenlerin, polis şeflerinin..müracaat edilen yerin durumuna göre, orta dereceli yöneticilerin kamu kurumlarında iş yürütürken aracıya ihtiyacı yoktur.

Daha yukarıdakilerin gitmesine de ihtiyaç yoktur.

Telefonla halledilir, onlar adına birinin getir götür yapması yeterlidir.

Belli bir seviyenin üstünde iş yapanların da ihtiyacı yoktur. Onun adına küçük işlerini takip edenler vardır. Büyük işleri için özel bağlantıları vardır.

Medya dünyasındakilerin önemli bir kısmı da işlerini derecesine göre öyle böyle yürütür.

Peki vatandaş ne yapar?

...

Tekrar ara bir bağlantı yapıyoruz:

İgdaş''a işiniz düştü, tanıdığa ihtiyacınız olmaz.

İSKİ''ye işiniz düştü, talebiniz meşru ise, imtiyaz ve azıcık kayırma beklentiniz yoksa orada da ihtiyaç yok. Buralar nihayetinde BİT''tir ama bir tarafıyla da kamu kurumudur.

Nüfus dairelerinde bile selamsız iş yürütmek eziyettir.

Eskiden telefon idaresinde de

tanıdıksız iş yürümezdi..GSM şirketlerinin yaygınlaşmasından sonra anlamsız hale geldi. Yani tıkanıklık geçim kapısı olmaktan çıktı.

Herhangi bir GSM şirketi için aracıya ihtiyaç duyan var mı?

Tapu dairesinde de ihtiyaç yok.

Yüksek rütbeli bir kamu görevlisi, genel müdür, müsteşar hangi yoldan geçiyorsa vatandaştan benzerinden geçer.

Önemli adam her şey hazırlandıktan sonra imza aşamasında gider, önemsiz hazırlanma esnasında orada azıcık bekler.

Ama diğer birçok kurumda aynı şey olmaz. Önemli adamlarla önemsizlerin yolları ayrılır.

Hastanelerde de yollar ayrılıyor demenin anlamı yok.. Zaten önemlilerin hastaneleri de ayrı..

...

Bunlar rutin vatandaşlık işlerindeki tıkanıklıklar.

İşler biraz büyüyünce dert bitmiyor, aynı sıkıntıyı iş adamları da çekiyor.

Türkiye''deki yapı iş yapmayı eziyet haline getirmiş. İş yapanlar karar mekanizmalarının elinde rehine gibi. Kolay iş yapmanın yolları sanki planlı şekilde tıkanmış. Bugünün değil, 50 yılın derdi.

Muğlaklık geçim kapısı olmuş.

...

Ya herkes aynı yolu takip edecek, ya da yol ayrımının şartları önceden deklare edilecek.

Mesela: Belli bir seviyenin üstünde vergi veren insanlara kolaylık sağlanması ve bunun ilan edilmesi çok anormal değil.

Bu adam niye önde, niye benimle aynı safta değil, niye benimle aynı yolu takip etmiyor dediğiniz zaman söyleyeceğiniz bir şey var.

Ama adı konulmadan filan adamla bana yahut bir başkasına farklı muamele yapılması..Üstelik bunun çok doğalmış gibi kabullenilmesi..işi zorlaştırıyor.

Kısa vadede bir beklentim yoktur. Orta vade deyince ne kadar bir süre anlaşılır? On yıl mı, onbeş yıl mı..Örtülü imtiyaz ortadan kalkar. Farklı muamelenin bir açıklaması olur.

ÖNE ÇIKANLAR