Alışkanlıklar kolay değişmiyor. Ağustos aylarındaki YAŞ'ın, YAŞ'tan sonraki devir teslim törenlerinin hayatımızda çok önemli bir yeri var.
Medyamız terfi ve devir teslim haberlerini biraz abartılı verirdi.
Törenler önce ordu komutanlıklarından başlar.. Sırayla kuvvet komutanlığı devir teslimi, o sene varsa Genelkurmay Başkanlığı devir teslimine kadar giderdi.
Her törende devlet erkanı sıra sıra dizilir, önce giden komutan konuşur, sonra gelen komutan konuşur, sonra gidene üstün hizmet madalyası takılır, medya da konuşmaların satır aralarını tercüme eder;
"Komutan demek istedi ki.." tarzında haberler yapardı.
...
30 yıl, 40 yıl aynı şeyleri tekrar edip durursanız tören olmaktan çıkar.. Ritüele dönüşür. Bir müddet sonra sorgulanamaz hale gelir.
....
Ağustos ayında Hava Kuvvetleri Komutanı olması beklenen (bu ifade bile yapıyı özetlemeye yetiyor) bir isim, tutuklandı.
Medya ileri gelenleri bu olayı yorumlarken tutuklanma sebebinden ziyade ağustos şûrasına odaklandı.
Şimdi nereden orgeneral bulup da kuvvet komutanı yapacaklar, diyen bile oldu.
Böyle bir telaş nerede olur?
Kralın ya da kraliçenin tahtına vâris ararken olur. Eyvah kraliçe gitti.. Kızı ya da oğlu da yok.. Bu durumda taht kime kalacak, hesabı yapılan ülkelerde olur.
Yahut büyük bir iş adamının başına bir iş gelir, çocukları yoktur, işi kim devam ettirecek telaşı yaşayanlarda olur.
Kuvvet komutanlığı ne babadan oğula geçen bir yer ne de özel sektör. Şartları çok özel olsa da nihayetinde bir kamu görevi.
Başkanlık sitemi olsa, herkes başkanın o göreve kimi atayacağını merak eder, azıcık da yorum yapar o kadar.
Bizim sistem ne parlamenter demokrasiye ne başkanlığa ne monarşiye benziyor..
Devir-teslim, terfi ritüelleri siyasi iradenin üstünde farz edildiği için medya esnafı biraz da görev icabı öldük bittik demese de ağustostan sonra ne olacak memleketin hâli, demek istiyor.
Orgenerallikte 2 yıl kıdemi olanlar kuvvet komutanı oluyormuş. Teamül böyleymiş. Orgenerallikte bu isimden başka iki yılını dolduran komutan yokmuş.
Bu sene de orgenerallikte iki sene beklemeyen biri kuvvet komutanı olur, teamüller değişir.
....
On gün sonra seçim var.
Seçimde kim iktidar olup hükümeti kurarsa, Genelkurmay Başkanı yeni hükümetin başkanına gider, "Efendim bu kuvvet için düşündüğünüz bir isim, bir emriniz var mı" diye sorar.
Ah vah yapacak ne var..
> "Şimdi nereden orgeneral bulup da kuvvet komutanı yapacaklar?" diyen bile oldu. Böyle bir telaş kralın tahtına vâris ararken olur. Eyvah kral gitti, oğlu da yok, taht kime kalacak" hesabı yapılan ülkelerde olur.

