Kaydet
a- | +A

AYM yetkisini aştı.

Ne yapalım alelacele bir kanun çıkarıp bundan sonra yetkisini aşmasını önleyelim.
Şimdi de ortalıkta bu haber dolaşıyor. Bu konu ele alınacakmış.
Kanun çıkara çıkara nereye kadar gideceğiz.
...
Bize

çocukken derlerdi ki, vücuda bakteri girdiği zaman vücut o bakterilerle

savaşırken ateşi yükselir. Ateşin yükselmesi bir belirtidir, orada

mücadele olduğu anlamına gelir.

Çare nedir? Hasta örneğinden

gidersek kanunla (kural koyarak) ateş düşürülemez. Ateşin yükselmesine

sebep olan şeyin ortadan kaldırılması ya da bu savaşta cephenin tahkim

edilmesi (vücudun bakterilerle savaşına destek olmak) lazım.

AYM'nin yetki aşımı bir belirti.
Soru: İnternet kanununuz veya kanunumuz ne işe yaradı.
Soru:

Çıkarmasaydık ne olurdu. Yani, iyi ki çıkarmışız, bakınız o kanun

sayesinde şu tehlikeleri -veya mağduriyetleri- önledik diyebiliyor

muyuz?

Soru: Youtube'u kapattık ne oldu?
Kanundan medet ummak fasit daireye girmek üzere olduğumuz anlamına gelir.
Mesela

MİT'e operasyon yetkisi verilmesinin düşünülmesi bu kategoriye girmez.

Zaman içinde bir ihtiyaç olduğu anlaşılmıştır. Enine boyuna iyice

düşünülerek hazırlanması lazım. Kanunun bize göresi olmaz. Biz hep

buradayız bize bağlı olsun kanunu olmaz. Sağlamasını ters çevirerek

yapmak lazım.

Çıkarılan kanunlar, yapılan düzenlemeler

muhalefetin de günün birinde iktidar olacağını varsayarak onların

iktidar olması halinde iyi bir düzenleme denilebiliyorsa sağlıklıdır.

MİT'e operasyon yetkisi verilmesi bir ihtiyaç. Peki yaptıklarının hesabını nereye verecek, düzenleme taslağında var mı?
(Aslında

operasyon yetkisi dün de ihtiyaçtı. Ama yazılı hukukta yoktu. O

zamanlar bu işler ordu üzerinden yürütüldüğü için hesap sormak-vermek

âdetten değildi. Bugün bu yetkinin kayda geçirilme ihtiyacı bu anlamda,

hesap sorma-verme kapısının aralanması anlamında bir aşamadır.)

....
Kanunsuz dinleme yapanları işten atalım. Gelen adamların kanunsuz iş yapmayacağının teminatı ne?
Efendim

dinlemeyi 40 kapıya bağladık. Nasıl yani? Artık dinleme izni üç imza

ile olacak. Bir mahkeme heyeti düşünün adamı iki imza ile müebbet hapse

mahkûm edebiliyor ama iki imza ile telefonunu dinleme kararı veremiyor.

Size sağlıklı bir düzenleme gibi geliyor mu?

Diyebileceğiniz tek şey var: Hele şu telaşlı günler geçsin, duruma göre bir kere daha gözden geçiririz.
Hep

seferberlik hâli. Ne zaman yerleşik düzene geçeceğiz. Yerleşik düzene

geçmeden neden habire yol, köprü, üst geçit alt geçit yapıyor...

Yüzbinleri üniversitede okutmakla övünüyoruz.

Bir kere daha

soruyorum: Adamın evinde bir arkadaşına ben bir iş uydurdum gidip

belediyeyi dolandıracağım veya 50.000 lira rüşvet aldım demesi suç

olmuyor da telefonda söyleyince niye olsun?

Bu ikisi arasındaki farkı benim kalın kafamın anlayabileceği şekilde anlatabilecek bir hukukçu yok mu?

ÖNE ÇIKANLAR