Türk insanı eyalet kelimesinden neden korkar hale gelmiş?
Üzerinde çalışan da yok, düşünen de.
Beş sene önce ağzından eyalet lafı çıkanlara hain gözüyle bakıyorlardı.
Üniter kutsal, eyalet veya doğal sonucu olan federasyon ihanet.. Neden?
Efendim şartlarımız müsait değil.
Kim karar verecek şartlarımızın müsait olup olmadığına.. Kaldı ki eyalet denilen şey, Ankara'da oturup masa başında Türkiye'yi bölgelere ayırarak hadi bunlar da bizim eyaletimiz olsun, denilerek yapılabilecek iş değil. Tabii altyapı lazım.
Ben olsun ya da olmasıncılardan değilim. Ama olacaksa yarın şartlar ve doğal gidişat böyle bir sonuca yol açarsa korkacak ne var. Cetvelle mi çizilip eyalet olacak.. Bugün doğal şartları ile eyalet olmaya aday neresi var ki? Ya Kuzey Irak bize katılacak, güneydoğu ile birlikte bir eyalet olacak.. Ya da herkes olduğu yerde kalacak federasyon değil de konfederasyon gibi bir şey olacak.. Gönüllü birliktelik.. İçinde Suriye'nin, Irak'ın bir kısmının, Lübnan'ın olduğu bir birlik.. Böyle bir ihtimalin neresi bizi incitiyor.
Tutup Marmara Eyaleti, Ege Eyaleti yapacak halleri yok. Bunun altyapısı da yok. Oluşması da zor. Belki belki belki İstanbul bölgesi istikbalde bütün bu gönüllü katılımcıların payitahtı olursa özel statüye kavuşabilir.
Sonradan gurme
Söylemesi ayıp, ben de kendimi yarım da olsa gurme sayıyorum.
Bir taşralıdan ne kadar gurme olur, olursa sonradan görme misali sonradan gurme demek doğru olur mu, takdiri sizin.
Türkiye'de bu işi namuslu yapan adamlar yok.
Bu konuda nam salanların yaptığı programlar ise 75 milyonluk Türkiye'nin taş çatlasın 3 milyonunu ilgilendiriyor.
Böyle bir girişten sonra insanlar ne bekler, yemek yenilecek bir yerin adresini bekler.
O işi daha sonra deneyeceğim.
Bugün epeydir üzerinde düşündüğüm başka bir husustan bahsedeceğim.
Eminönü'nde bir köftecimiz var.
974'te açmış, 39 yılını doldurmuş.
4 çalışanı var, kimi çocuk yaşta girmiş 25 senedir orada çalışıyor.
Kimi 39 yıldır orada.
Bu ne demektir, bu adam (veya aile) aynı zamanda iyi bir işveren demektir.
Çalıştıran memnun, çalışan memnun.
Önemli kriterlerden biridir. Aile gibi olmuşlar.
Öyle yerler var ki, haftada olmasa da ayda bir çalışanları değişiyor. Çalışanlarının sık değiştiği yerden hayır gelmez. Lokanta şart değil, ne iş yaparlarsa yapsınlar hayır gelmez.
Bana göre lokantalarda istikrar hijyen ve lezzet kadar önemlidir. Zaten göstermelik temizlikten de hayır gelmez. Bu insanlar ne yapıyorlarsa sanki kendileri için yapıyormuş gibi hazırlıyorlar.
Bir gün hikâyelerini anlatarak sonradan gurmeliğe adım atmak istiyorum.

