Bu güzel bir masal, farklı versiyonları var. Adı üstünde masal. Masallar onlar ermiş muradına diye biter.. Bakalım bu masalın kavalcısı ortaya çıkacak mı?
* * *
Ben olsam soruyu şöyle sorarım:
Ortalıkta farklı isimler dolaşıyor.. Mesela paralel yapı deniyor. Cemaat deniyor. Cemaat ile paralel yapıyı karıştırmayalım deniyor. Karıştırmayalım ama iç içe girmiş halleri var, deniyor. Bunlar kötü niyetli deniyor, bunlar iyi niyetli deniyor.. Bunlar iyi niyetli ama deniyor..
İki ay önce dershane deniyordu. Masum bir talep deniyordu.
İş gele gele "Haram yemedik"e kadar geldi. Bu çalışmayı başarılı bulanlar var. Ben bulmuyorum. Kamuoyunun kendilerine sıcak bakan kesimi dışında kalanları tedirgin ettiğini düşünüyorum. Kampanyadaki her gayretin, çırpınmanın aleyhlerine olduğunu düşünüyorum. Onların haram yeyip yemediklerini merak eden yok. Öyle bir konu da yok. Tatlı dil güler yüz ambalajına sarılmış yapının altından başka şeyler çıktı. Her yolu mübah gören ve militan gibi çalışan bir kadro. Bu kadro hedefleri ve faaliyetleri konusunda sıradan insanları ikna edemiyor. Üstelik güven vermiyor. Samimiyet yok.
"Samimiyet yok" ithamının, inancının kanun boşluğundan istifade ederek delil yetersizliğine sığınarak, önüne geleni hırsız ilan ederek haram yemedik ki diyerek çürütülme imkânı da yok. Kamuoyunun büyük ekseriyeti bu insanlara şüpheyle ve endişeyle bakıyor. Bazılarının konjonktürden kaynaklı iş birliği teşebbüsleri kamuoyunu bağlamıyor.
Ben olsam soruyu şöyle sorarım kısmına gelince:
Sıradan ve masum emelleri olan bir yapı mesela bir cemaat hükümet kim olursa olsun ve kimlerden oluşmuş olursa olsun neden aleni savaş ilan eder?
Başka ülkelerle münasebette otoriteden izin alma tavsiyesinde bulunan bir anlayış, kendi ülkesinde neye güvenerek otoriteye savaş açmış olabilir?
Bazıları bu soruya cevap verirken o kadar özgüvenleri var ki, vardı ki, ile başlıyor. İş o kadar basit olamaz. Bu çetrefil yapı bu kadar kolay gaza gelecek, önünü arkasını göremeyecek insanlar üzerinden yürüyor olamaz.
Benim anlayabildiğim şu: Bu yapı görünen adamların kontrolünde değil. Görünenler olup bitenden neredeyse habersiz.
Asıl işi yürütenler her kimse, savaş ilanı ile görünmez yüzlerinin kamuoyuna teşhirini sağladı. Bağlantılar bir bir ortaya çıktı. Bir algı oluştu. Bu algıyı mahkeme kararı ile değiştiremezsiniz. Öyle bir çıkmaz sokağa girdiler ki, kurtulmak için attıkları her adım, çırptıkları her kanat hepsine her bakımdan irtifa kaybettiriyor. Bu saatten sonra kazanılacak ve kaybedilecek bir şey yok. Hiçbir faaliyetin açıklaması da yok. Sivil toplum olarak, cemaat olarak, dergâh olarak açıklaması yok. Ama İhvan gibi, Hamas gibi, Hizbullah gibi bir yapı olsaydı her faaliyet ve gayretin bir açıklaması olurdu.
Deniliyorsa ki, sadece metotlarımız ve mücadele şeklimiz farklı. Bizim de siyasi hedeflerimiz var, vardı. O zaman tamam. Her iş kanunsuz olsa da bir anlam kazanır. Ne zaman? Açıkça deklare edildiği zaman.. Biz siyasi bir teşkilatız demedikleri müddetçe savunmalarının da faaliyetlerinin de metotlarının da açıklaması yoktur.
Doç. Dr. Emir Kaya; "... İllegal ikiye ayrılır, anti legal-ekstra legal, bu yine illegaldir. Bunların yöntemi ekstra legal ama aynı zamanda anti legal. Çünkü benim hukukuma da tecavüz ediyor. Beni sıkıştırıyor, mobbing uyguluyor, dosya manipülasyonu yapıyor" demiş.
Bu yapının ceza mevzuatında hiçbir müeyyidesi olmayan ekstra legal metotlar kullandığını söylüyor.

