(Beklentinin sağlaması):
Biz ne bekliyoruz? İki sebebten yeni cumhurbaşkanımızın çok farklı olmasını bekliyoruz..
1) Cumhurbaşkanı ilk defa halkın oyu ile seçileceği dolayısı ile arkasında geniş bir halk desteği olacağı için artık o makam temsil makamı olmanın ötesine geçecek, fiilen icranın başı olacak.
2) Seçilmesi en muhtemel adayın karizması, mizacı ve mazisi de hesaba katıldığı zaman adı konulmasa da "yarı başkanlık sistemi"ne geçilmiş olacak.
Peki bu beklentimizin çapraz denetimi nasıl olur?
Yani böyle bir beklenti makul mü, gerçekleşmesi halinde kalıcı mı, kişiye ve döneme özel mi, yürür mü, aksi ihtimalde kabul görür mü, tersinden bakınca aynı şekilde makul görünüyor mu?
Bunu anlamanın yolu şu: Farzedin ki, AK Parti'nin adayı değil de diğer aday seçildi. Yemin etti ve o makama oturdu. Sonra da dedi ki:
"Ben halkın oyu ile seçildim. Eski uygulamaları unutun. Yeni bir dönem başladı. Ben de halkoyunun hakkını vererek işlere müdahil olmak istiyorum.
Bundan sonra bakanlara doğrudan talimat vereceğim.
Sık sık bakanlar kurulunu toplayacağım.
Yüksek bürokrat tayinlerinde söz sahibi olacağım.
Projeler benim onayıma sunulacak.
Son söz benim olacak."
1) Nasıl bir manzara ortaya çıkar?
2) Hükümet rahat çalışabilir mi?
3) Nihai kararı kim verir? Cumhurbaşkanı mı hükümet mi?
4) Cumhurbaşkanı ile hükümet arasındaki ihtilafın çözüm yeri neresi olur?
Cumhurbaşkanının halkoyu ile seçilecek olması dışında, görev ve yetkiler anlamında hiçbir değişiklik yok. Anayasanın ilgili kanun maddeleri aynı. Bu durumda bizim beklentimizin dayanağı ne? Başta söylediğim iki sebeb. Peki bu iki sebeb diğer adayın seçilmesi halinde geçerli mi?
Şöyle diyebilir miyiz? Buyursun, gücü yetiyorsa o da müdahil olsun.
O zaman kişiye özel bir beklenti oluyor. Kişiye özel beklenti kural olmaz.
Peki, kural olsun ya da olmasın, denilebilir ki: "Kardeşim bizim böyle bir beklentimiz var, sana ne?"
Çok doğru bana ne.. O zaman şöyle devam edelim: Beklentimiz gerçekleşti. İlk genel seçime kadar devam etti. Sonra başka bir hükümet geldi ve ben yetkilerimi paylaşmam, dedi. Cumhurbaşkanının krize sebeb olmadan uygulayabileceği müeyyide ne? Kriz miriz sonucu ne olursa olsun, diyecek olsa ne yapabilir?
İki sene önce Gül, toplumsal olaylar (gösteriler) sebebiyle, Ankara Emniyet Müdürü'nü (veya valiyi) aramış, barikatları kaldırın, demişti. Sonra bu talimatını kamuoyu ile paylaşmıştı. Bunun üzerine hükümet kanadından şu minvalde bir açıklama yapılmıştı: İki başlılık olmaz. Bu işin sorumlusu biz isek, kararları biz alır, talimatı biz veririz.
Yeni düzende, beklenmeyen bir isim cumhurbaşkanı olur benzer bir olayda aynı talimatı verirse ne diyeceğiz. Eskiden olsa müdahale edemezdiniz; siz halkın oyu ile seçildiğiniz için talimat verebilir müdahil olabilirsiniz mi diyeceğiz?

