Kaydet
a- | +A

Türkiye'de Freedom House benzeri bir kuruluş olsa.. Kamu da açık veya aleni destek verse, Türklerin Özgürlük Evi de oturup diğer devletlerdeki basın kuruluşlarını özgürlük sırasına dizse.. Mesela Amerika'yı da sonlara yazsa.. Batıda da basın özgürlüğü yok, dese..

A) Hiç tepki veren ülke olur mu?

B) Dönüp bakarlar mı?

C) Bize bir faydası, diğer ülkelere bir zararı olur mu?

......

Biz de aynı şekilde Moody's gibi, Standard and Poor's gibi kredi derecelendirme kuruluşlarına sahip olsak.. Onlar da diğer ülkelere, bankalarına, kuruluşlarına not verse esas alan olur mu?

...

Ben dünyada basın özgürlüğünü gerçekten dert eden bir ülke olduğunu düşünmüyorum. Zaten bizden özgürlük bekleyen yok..

O kuruluşlara tarafgir demenin bize faydası yok.

Ne kadar haset fesat ve kötü amaçlı olduklarını ispat etmenin de faydası yok.

Ağlaşmanın da faydası yok.

Bu kuruluşların 12 Eylül'den sonra eyvah, Türkiye'de basın özgür değil dediğini duydunuz mu?

Deyip demediğini bile duymazdık. Şimdi duyuyoruz.

Bunun cevabı, "Efendim iletişim imkânları çok değişti"den ibaret değil.

Ne olacak bu benzeri kuruluşların ağzının payını verince.

Bu hava savunma füzesi değil ki, "O zaman biz de Çin'le pazarlıklara devam ederiz" diyelim.

Sonra süreyi uzatalım.

NATO üyesi oldu mu Çin'den füze alınır. Veya alınıyormuş gibi yapılır.

Sabah akşam Batı'nın hadi sizin tabirle söyleyelim çifte standartlarını, bizi yakmak, yıkmak, çökertmek için ne kadar çalıştıklarını, aslında bize düşman olduklarını iç kamuoyuna pompalamanın bu ülkeye faydası ne?

Kamuoyunu o hâle getirdik ki, mikrofon uzatıp hadi düşmanlarımızı say bakalım denildiği zaman;

1-İsrail diyerek başlıyor. Ezberletmişler bir de MOSSAD diyor.

2-Amerika.. Ezberlemiş.. CIA.

3-Boş, dört boş..

Eskiden ilk sırada Yunanistan olurdu.

Yunanistan silindi.. En büyük düşman Kuzey Irak oldu. "Molla, kendini kolla" başlığı ile ağzının payını veren el-Ahram (yarı resmî) medyamız vardı.

....

Bir Alman'a düşmanlarını say dediğin zaman soruyu anlayabilir mi?

Anlarsa ilk üçte kim olur?

Eskiden Sovyetler düşmanımızdı.

Bir ara en büyük düşmanımız Suriye oldu.. Terör örgütü elebaşısı (Resmî bir tabirdir)nı barındırdığı için.

Kim bizim dostumuz?

Biz neden bu işlere ticari bakamıyoruz?

Maliyet, bedel, güç nispetinde kâr (burada kârı mecaz olarak düşünün) paylaşımı.. Bize neden ağır geliyor. Biz uyanığız, külyutmaz haldeyiz karşı taraf aptal mı?

Hem iş birliği yapıp hem düşman ilan etmek.. Sık sık ağlaşmak..

Sizin de sizden küçük bir ortağınız olsa hep ağlasa, sızlansa, sizi düşman ilan etse, ne yaparsınız?

ÖNE ÇIKANLAR