Sigorta şirketlerinin yeni yeni ürünleri var. Diyelim müşteri tedirginlik yaşıyor..Ya işsiz kalırsam..ya işsiz kalınca kredi kartı borçlarımı ödeyemezsem.. Sigorta yaptırın, diyorlar. Çok kolaymış gibi görünüyor ama değil.. Bu sigortayı yaptıran, iki ay sonra bankanın kapısına dayanıp hadi kalan borcumu sıfırlayın, diyemez. 48 tane şartı var.. Anasından emdiği sütü burnundan akıtmasalar da verdikleri para bir işe yaramaz. 12 ay sonra dayansa da yaramaz. Özetinin özeti kimsenin işine yaramaz. ... Krizden önce günde iki kişi arıyordu: Efendim çocuğunuz okula gidiyor mu.. Gidiyor. Bize ayda 40 lira öderseniz öldüğünüz zaman çocuğunuzun eğitim masraflarını biz karşılıyoruz. Bir şartları var: Oturduğunuz yerde giderseniz para yok. Özeti kimsenin işine yaramaz. ... Arıyorlar. Bize ayda 80 lira ödeyin, kanser vs. gibi ağır hastalıklarla uğraşmak zorunda kalırsanız size şu şu hizmetleri veriyoruz. Bütün bu ürünler tedirginlik üzerine inşa edilmiş. Başa gelmeden, haberlerden, internet sitelerinden, gazetelerden takip edince çok cazip gibi görünüyor da işin aslı öyle çıkmıyor. İşsizlik sigortası..Kulağa hoş geliyor. Yararlanmak için şartları var..Normaldir. Peki her şartı yerine getiren adam, işsiz kalınca ne kadar sürede ne kadarlık bir maaşa kavuşuyor? Üç dört ay sonra yuvarlak hesap 300 TL. Ne demek lazım? Hiç yoktan iyidir, denilebilir mi?
İşsiz kalanın hangi yarasına merhem olur..Son ayların moda kıyaslaması ile doğalgaz faturasını karşılamaz. Fonda biriken para 30 milyar..Bari bir bahane ile dağıtın işsiz de kurtulsun, işveren de. Kurtulsun derken ümid bağlamasın. Merhametli bir işveren, işsiz kalan birine, iş buluncaya kadar gel, şu işimi yap..yapıyor gibi yap, oyalan, sana ayda 600 lira vereceğim diyemez. Hemen yakasına yapışırlar: Nerede bunun sigortası, kadrosu..O işsize iyilik yapacaksan yaptığın iyilik kadar haraç keseceğiz, derler. Böyle bir gariplik.. Herkeste bir garanti arzusu..ama arzu arttıkça işler sarpa sarıyor. Bundan 40 sene önce ne sigorta mecburiyeti, yaygınlığı, işsizlik sigortası, sigortanın diğer ürünleri vs. yoktu..Ama insanlar bugünkü kadar tedirgin değildi. Daha mutluydular. Tutunmak için çivi çaktıkça tedirginlik artıyor.

