Kaydet
a- | +A

Şen şakrak bir film seyretmiştim.

CIA, Latin Amerika ülkelerinden birinin devlet başkanı ile ilgileniyor.

Diktatör bir gazetenin fal köşesine tutkun.. Okumadan güne başlamıyor.

Ekip önce fal köşesini yazan şahsı değiştiriyor; oraya kendi adamını koyuyor.

Sonra koordineli çalışma başlıyor.

Mesela bir gün diktatörün burcu her neyse.. orada şöyle yazıyor: "Bugün çok küçük bir kaza atlatacaksınız!"

O gün başkanın konvoyuna bir araç çarpıyor.

Üç gün sonra, "bugün davette bir sarışınla karşılaşacaksınız, fırsatı kaçırmayın" yazıyor.

Akşam sarışın diktatörün karşısında..

Sonra başkanın yakınındaki (en sadık adamı) falda öyle bir resmediliyor ki, "bu tiplere dikkat" diye yazıyor..

Başkan en sadık adamını yanından uzaklaştırıyor.. Sonra yerine yine işaret edilen bir adamı koyuyor ve ipler elde..

Bu bir fantezi.. ama güzel bir fantezi.

Bunu kime anlatsanız o diktatöre salak, der.

Peki akıllı olunca ne yapılır?

Akıllı ve külyutmaz adamlar ne yapar?

Herkese göre bir metot var.

Ya istihbarat kaynaklarınızda çapraz denetimle gelen her türlü bilgiyi ölçüp tartacak, sağlamasını yapacak, muhakeme edecek ekipleriniz olacak ya da tek kanala kapılıp gideceksiniz.

Bir de sadakat takıntınız varsa, adamın sadakatini kendinize göre test edecek veya test ettiğinizi zannettiğiniz olaylar yaşamışsanız sadık adamlarınız sizi en iyi yönlendirme kanalı olur.

...

Mesela ülkemizde.. öyle olaylar yaşadık ki.. Paralelcilik diye bir şey çıktı. Polis istihbarata ister istemez şüpheyle bakar hâle geldik.

Ergenekon'la yatıp kalkarken askeriyenin istihbaratına şüpheyle bakar hâle geldik.

Dışişlerinin eski ve yetişmiş kadrolarına iyi gözle bakamıyoruz. Herkes kuyumuzu kazıyor takıntımız var.

Elde avuçta bir tek MİT kalıyor.

Başımız dara düştükçe, "hele şu işi bir araştırın, hele şu işi soruşturun" diyebileceğimiz tek kanal orası kalmış.

Tek kanal tehlikelidir.

Getirdiklerini kim ölçüp tartacak.

Kim bize ufuk açacak, genel değerlendirme yapacak ve istihbarat o değerlendirmeye göre bilgi toplayacak..

Bize kim Suriye ile ilgili öngörüde bulunacak?

Kim Mısır konusunda pozisyon almadan önce tabloyu önümüze serecek.. Sadece istihbaratla olacak iş mi?

...

"Millet dedi ki, millet der ki" kulağa hoş geliyor. Millet de nihayetinde inandığı insanların söylediklerini tekrarlar. "Millet der ki" ile olacak iş değil.

Millet 82 Anayasasına yüzde 92 oy verir, "Allah razı olsun Paşam" der.. Millet referandumda yüzde 60 oy verir, "yargılayın bu 12 Eylülcüleri" der..

Millet "Özal gel bizi kurtar" der, millet "Özal senden bıktık usandık.." der  (989 yüzde 21.8 oy)

Milleti onore etmek, heyecan vermek iyi hoş da bir dozu olmalı.. Tadında tuzunda.

Mesela millet ne demiş, "gidin Sisi'yi indirin, Mursi'yi oturtun" mu demiş.

Millet "kahrolsun Esad" diyor, ötesi yok.

Oysa aynı millet vizeler kalktıktan sonra Suriye'ye akın ediyor, "kardeşimiz Esad" diyordu.

Millet Ukrayna için ne diyor?

Millet edebiyatını bir müddet dondurup eski hariciyecilerden, yüksek bürokratlardan, bir istişare heyeti kurmak lazım. Parti meclisleriyle olacak iş değil.

"Bizim kimsenin aklına ihtiyacımız yok" diyorsak o başka.

ÖNE ÇIKANLAR