Kaydet
a- | +A

Adı çok duyulmuş, belli saatlerde iğne atsan yere düşmeyecek kadar kalabalık olan lokantalar var. Bu işlerden anladığını iddia eden birisine, "gel şuraya bir bak, buranın cazibesi ne, niye bu kadar tutunmuş, bize de anlat" deseniz.

Size söyleyeceği nedir?

İşe, yerin cazibesinden başlar.

Adamın işi iyi yaptığını söyler.

Kaliteli olduğunu söyler.

Fiyatlarının makul olduğunu söyler.

Veya buraya gelenler için fiyatın ikinci planda kaldığını söyler.

Temiz olduğunu söyler.

Çok lezzetli olduğunu söyler.

Çok iyi esnaf olduğunu söyler.. Bizim ilk anda aklımıza gelmeyen üç beş madde daha sıralar.

Bu maddeleri alt alta getirdiğiniz zaman: "Haaa, demek ki, bir lokantanın iyi iş yapması ve tutunması için bu şartlar lazımmış" diyerek yola çıksanız.. Aynı yerde daha kaliteli, daha leziz, daha temiz yemekler -veya kebaplar- yapan bir yer açsanız tutmaz.

Hatta sinek avlar.

Bu maddelerin dışında tutunmanın bir sırrı daha olmalı.

Bir dizi yayınlanır.. Herkes o diziyle yatıp kalkar. Sonra acaba , "Bu kadar beğenilmesinin sebebi ne?"ye cevap aranır.. Uzmanlar konuşur.. Tutunma sebebi olarak beş on madde alt alta sıralanır.. Bir benzeri yapılır.. Ama masraflarını kurtaracak kadar reyting

alamaz.

Bu sefer "nerede yanlış yaptık"a cevap aranır.. bir iki gerekçe bulunur da.. Bir başkası bu eksikleri de dikkate alarak yeni bir dizi çeker.. Iıh.. Olmamıştır.

Bazan laf olsun kabilinden iş yapalır, yapanı, satanı, yayınlayanı gördüğü ilgiye şaşırır.

Özenilerek bir iş yapılır.. İlgi görmeyince yıkıma şaşırır.

Şunu demek istiyorum: Bazı işlerde başarılı olmak için gerekli şartlar sıralanabilir.. Ama yeterli şartların ne olduğunu önceden kestirmek kolay değildir. Ancak piyasaya çıkıp tutunduktan sonra

tahmin yürütülebilir.

Başarının formüle edilemeyeceğini söylüyorum.

Başardıktan sonra biraz da gerinerek anlatacak hikayeleriniz olur. Dinleyen de bulunur.

Başaramazsanız.. nerede yanlış yaptığınızı anlatacak adam bile bulamazsınız.

ÖNE ÇIKANLAR