Bir firma bir grup gazeteciyi yurtdışına davet etmiş.. Yolda gazetecilere dosya dağıtılmış, dosyanın içinde bir de zarf varmış... Bazıları
zarfı açmış aaaa, bir de ne görsünler: 150 DM.
Bazı gazeteciler ayaklanmış.
-Bunu bize veremezsiniz.
Efendim basının haysiyetine gölge düşürmemek için paraları iade etmişler.
Hatta herkes iade etti mi diye de kontrol etmişler.
Firma temsilcisi de özür dilemiş:
-Kusura bakmayın, demiş; sizi bayilerimizle karıştırdık. Yoksa biz sizin gibi
yüce insanlara hiç 150''şer DM dağıtır mıydık.
Ben de ilk anda problemi kavrayamadım.
Sonra farkettim ki problem nakit olmasında..
Yoksa hergün onlarca firma onlarca gazeteci grubunu yurt dışına götürüyor.
Otel masrafını, yol masrafını, yiyecek içecek masrafını karşılıyor, saygıdeğer mensuplarımızın buna hiçbir itirazı olmuyor..
Usul bilmeyen gariban firma 150''şer DM dağıtınca problem oluyor.
Ha yol boyunca her türlü masrafı karşılamışsın ha
karşılanması için para vermişsin.. Ne farkeder, demeyin.
Siz yemeğe davet ettiğiniz insanlara para verip, "Şimdi burada yemek yiyeceğiz, herkes verdiğim paralarla ücretini ödeyecek" diyor musunuz?
Değil mi efendim.
Her işin bir adabı var.
Başbakanımız bile koalisyon adabından sözetti.
Bu adaba göre, başkanın MHP''den olması lazımmış.
Ama olacak gibi görünmüyor.
....
Anlayamadığım birşey daha var:
Emlakçılar arsa ya da ev sattıkları zaman alıcıdan ve satıcıdan komisyon almıyor mu?
Alıyor..
O ayıp olmuyor da önemli şahsiyetler alınca niye ayıp olsun.. Ayıplamak yerine aldığı komisyonu beyan edip etmediğini, vergisini
verip vermediğini sormak lazım.
Devlet işi değil.. Alan razı, veren razı, getiren razı.. Düzen böyle kurulmuş.
Komisyonsuz mal satılan bir yer bilen varsa bize de söylesin.
Biz de başkalarına söyleyelim.. İnsanlar sefil perişan olmasın.
Kaldı ki bu işlere bulaşanları
tespit etmeye çalışmak işi zora sokmaktır.
En iyisi bulaşmayan üç beş kişi varsa onları ilan etmek.

