Sahi ne oldu bizim İran bağlantılı faili mechul cinayet faillerine?
Onları bir karara bağlayamadan paraşüt operasyonuna daldık.
Aklımızda kalan tek cümle 500 trilyon liralık yolsuzluk. Ötesini bilmiyoruz.. Gümrüklerde yolsuzluk varmış.. Bürokratlara ve bazı bürokratların eşlerine menfaat sağlanmış.. Kimine ev, kimine araba alınmış. Bunlar Türkiye için yeni şeyler mi? Değil.. O zaman böyle bir operasyon böyle bir günde niye yapılmış olabilir? Eskisini küllemek için olabilir.. Hükümet içinde bir problem çıkarmak için olabilir.. Saflıktan olabilir. .... Bugünlerde her hafta televizyonlara çıkıp Tantan''ın çok namuslu bir adam olduğunu, kıymetinin bilinmesi gerektiğini her satırbaşında tekrarlayan bir adam var. İnsanların namusuna dayanan bir sistem olur mu? Siz paranızı bankaya yatırırken müdürün, genel müdürün namusuna mı emanet ediyorsunuz? Devlet vergi toplarken vatandaşının namusuna mı güveniyor? Sistem onun bunun namusu üzerine kurulmaz. Her işin kriteri olur.. Kuralları olur. Kurallara uyan kalır, uymayan gider. Bunları denetleyen olur, onların da kuralları olur. Önce şunu sormak lazım: Biz bu aşamada gümrük yolsuzluğunun sıfıra indirilmesine razı mıyız? Sözle razıyız ama fiilen değil.. Buna ister istemez gözyumuyoruz. ... Tıpkı uyuşturucu ticareti gibi.
Büyük ülkelerin istihbaratı izin vermediği müddetçe bir yerden bir yere değil uyuşturucu, zerre nakledilemez. Bu tarz ticaretler kontrol altında yapılır.. İzinsiz yapanlar yakalanır. İzinsiz kurulan mafya da olmaz. İzin deyince işyeri açma ruhsatı gibi düşünmeyin.. Onun metodları farklı.. Müsaade edildiği nispette ve alanda çalışırlar. Kontrol dışına çıkınca dağıtılırlar. ... Kamudaki yolsuzluk da böyledir. Sistem bunun üzerine kurulmuş.. Bununla ayakta duruyor... .... Son söz: Satrancı namuslu olanlar değil, stratejik zekaya sahip olanlar kazanıyor.

