Kaydet
a- | +A

Türkiye'de altı çok sık çizilen kavramları alt alta yazdınız mı hiç:

Hukukun üstünlüğü,
Bağımsız yargı,
Yüce parlamento,
Milli irade tecelli etti.
Savcılara kimse emir veremez.
Dava, yargıya intikal ettiği için birşey söylememiz doğru olmaz ama,
Milletin gönlünde taht kuran Türk Silahlı Kuvvetleri,
Ordu hepimizin,
Münferit olaylara bakarak bütün bir kurumu töhmet altında bırakamayız,
Soruşturma devam ediyor,
.....
Almanlar yargılarının bağımsız olduğunu hiç duymamışlardır.
ABD'de bir savcı bize kimse emir veremez dememiştir.
Türkiye'den başka seçim yapılan ülkelerde milli irade tecelli etti, denilmez.
Söze her başlayan yüce parlamentoda demez.
Ordu zaten hepimizin.. Altı neden çizilir, neden ayrıca hatırlatılır.
Ayrıca gözbebeğimiz demeye neden ihtiyaç duyulur.
Bir ülkede dengelerde, kurumların işleyişinde, demokraside, yargıda, bağımsızlığında vs bir problem varsa şuuraltı ara gaz kabilinden böyle sloganlar üretilir. Şuuraltı işi değilse mihrak işidir.
Yerine göre hamaset de lazım ama bu işin miktarını, tadını, tuzunu iyi ayarlamak şartıyla.
Ölçülebilir şeylerden sözetmek işimize gelmiyor.
Parlamentonun 60 yılda kaç defa mağdur edildiği belli..Yüce demek gerçeği değiştirmiyor. Biz yüceye musallat olmuş gibi oluyoruz.
Hapishanelerdeki tutuklu ve hükümlü oranı belli.Yargı bağımsız da olsa, çok yücede olsa, rakamlar var.
...
Eskiden ordumuz her ara nağme demecinde, devir teslim töreninde, "TSK bunlarla (irtica) mücadeleyi devam ettirmenin azim ve kararlılığı içindedir..." derdi. Bu cümle de karın gurultusu kategorisine giren sloganlardandı, unutuldu gtti..
Demek ki yalanmış.
Hayali düşman gerçek savaş..
Kaç tane ülkede sabah akşam hukuk, yargı, usul kanunu, anayasa tartışılıyor.
Aklıma gelmişken konuyla ilgisiz ama söylemeliyim:
Askerler her sene biribirlerine üstün hizmet, övünç, cesaret, başarı, liyakat madalyası verirlerdi. Artık devir teslimler protokole kapalı yapılıyor. 5 sene bu işi kamuya kapalı yapın diye yalvardım bu vesile ile teşekkür de ediyorum.
Kapalı devre törenlerde madalya alınıp veriliyor mu bilmiyorum. Veriliyorsa da artık bizi bağlamıyor. Kurum içi faaliyet sayılır saygı duyulur.
Alışkanlık devam etseydi diğer kurumlara da sirayet ederdi. TSK'nın düzenine heveslenen çok kurum var.
...
Belediyelerin her yaptıklarını ürün satan şirket gibi anlatmaları da -bana göre- rahatsız edici. Tersten bakınca abi reklamı kesersek satışlar durur, der gibi oluyor. Kamu hizmeti anlayışının neresine oturuyor. Bir kurum mükellef olduğu hizmeti yerine getirince davul zurma ile duyduk duymadık demeyin diyerek duyurur mu? Bu da bir maliyet ve yüksek maliyet..Seçime yakın anlatın.

ÖNE ÇIKANLAR