Kaydet
a- | +A
Devlet, özel hayat sigortacılığı yapanlara diyor ki: -Vatandaştan topladığınız parayı enflasyon değerlerinin altında nemalandırırsanız yönetiminize el koyar, hesap sorarım. Bu asgari şart. Ne anlama geldiğini biliyoruz. Vatandaş 98 yılı boyunca o günün parasıyla ayda 30 milyon lira ödemişse bugün, "Sizde biriken param ne kadar oldu?"dediğiniz zaman 98 yılı içinde yatırılan parayı 360 milyon lira olarak gösteremeyecek. Enflasyon hesabı ile 840 milyon lira diyecek. Peki özel sektörden bunu bekleyen devlet kendi kurumlarında ne yapıyor? SSK, Bağkur ve Emekli Sandığında böyle bir şart yok. Canının istediği kadar topla, iki yılda bir kanunuyla oyna, dilediğin kadar emekli maaşı ver. Yıllar önce konut edindirme fonu kuruldu. Hem işçiden ve hem de işverenden pay kesiliyor. Bugüne kadar bu fondan kaç kişi istifade etti, kaç lira birikti, birikenler nerede değerlendirildi.. Bilen yok. Mecburi tasarruf fonu kuruldu, katrilyona varan para sadece kağıt üzerinde var.. Enflasyonun yarısı kadar bile değerlendirilmiyor. Ona da birşey diyen yok.. Daha doğrusu diyebilen yok. Devlet bu konuda sabıkalı. Bütün bu işleri bir şahıs ya da şirket yapsa adı çoktan sahtekara çıkardı. Devlet yapınca diyecek sözümüz kalmıyor. .... Dileriz önümüzdeki yıllarda bu sabıkalarını mağdurların da rızasını alarak temizlerler. Tekrar inandırıcı hale gelirler. .... Devlet yaptığı istimlakin parasını da ödemiyor. Otoban yapılırken istimlak edilen yerlerin parası daha 999''a kadar dertti. Uyanıklar kendi bankalarının içini boşaltınca adı örtülü yolsuzluk oluyor. Tüyü bitmemiş yetim hakkı oluyor. Oysa devlet kamu bankalarının içini her yıl boşaltıp, dolduruyor. Adı görev zararı oluyor. Özel sektörün zarar etme hakkı bile yok. Bu çifte standart sayılmaz.. Daha zarif bir sıfat bulmak lazım ama dilim varmıyor.
ÖNE ÇIKANLAR