Başarısız hükümet olabilir... Bakan olabilir... Genel müdür, müsteşar, müdür olabilir. Belediye başkanı olabilir.. Yargıtay, sayıştay başkanı da olabilir.. Ama asla başarısız asker olamaz. Nereden biliyoruz?
Hepsi bir görevden diğerine geçerken üstün başarı şiltleriyle geçiyor. Bu şilt ve madalyalar emekli oluncaya kadar devam ediyor. Emekli olunurken son şilt alınıyor. Başarısız olup görevini yarı yolda bırakan veya bıraktırılan yok. Hiçbir krurumunda aksama yok. SSK hastanelerinin, devlet hastanelerinin anası ağlıyor.. Askeri hastanelerde her iş tıkır tıkır yürüyor. Eksik gedik yok.. Suiistimal yok.. Hiçbir bölümünün Avrupa''dan, Amerika''dan geri kalır yanı yok.. Fazlası var, eksiği yok. Her yıl yapılan tatbikatlar da bunu gösteriyor. Tatbikatlarda her zaman mavi dost kuvvetler kırmızı düşman kuvvetleri yeniyor, tatbikat bitiyor. Hiçbir aksama olmuyor.. Kırk yılıda bir defa dahi olsa mavi kuvvetler kırmızı kuvvetlere yenilmiyor. Yolsuzluk olmuyor.. Bütün para ve kaynaklar yerli yerine harcanıyor. Bu iş nasıl oluyor? Ülke en nazik ifadesi ile gelişmekte olan bir ülke.. Fert başına milli geliri 3000 doların altında.. Silahlı kuvvetlerinin standardı 15-20 ve hatta 30 bin dolarlık ülkelerin seviyesinde.. Yolsuzluğun, suiistimalin, kargaşanın, kavganın olmadığı kurum yok.. Askeri kurumlarda ne kargaşa, ne suiistimal ne de yolsuzluk var. Hesaplar tam. Düzen nizam tam.. Başarı standartların üstünde.. ...... Eskiden bize sosyologlarımız şöyle öğretmişti: Bir ülkenin vatandaşı ne ise parlamentosu odur. Milli eğitimi odur. Hastanesi odur. Mahkemesi odur. Peki silahlı kuvvetler bütün bu kötülüklerden, başarısızlıklardan, kargaşadan nasıl arınıyor. Herbir ferdi tek tek ve topyekün nasıl başarılı olabiliyor. Bunlar olağanüstü insanlar olsalar aynı meziyetlerini emekli olduktan sonra da gösterirler. Bu işin sırrı ne? Misal: Askeri hastaneleri güzel güzel işleten kadroyu olduğu gibi herhangi bir SSK hastanesine aktarsak orda da aynı başarıyı yakalayabilirler mi? Veya aynı kadroya bir özel hastane kurdursak para kazanabilirler mi? En azından kendi yağları ile kavrulabilirler mi? Eğitim kadrosuna bir üniversite (sivil, özel) kurdursak istedikleri parayı versek uluslararası standartta meslek mensubu yetiştirebilirler mi? Yoksa büyü mü bozulur?

