Bu da bitti... Türkiye üç aydır kilitlendiği bir gündemi daha geride bıraktı.
Ne yazık ki dördüncü nesil
"Baba"yı göremeyecek.
Oysa iş "ciddiye binmeden" önce
ağzına mikrofon dayanan herkesin ortak adayı idi.
Sanatçısı, sporcusu, Koç''u, Sabancı''sı, istikrar için
baba diyordu.
Kamer Genç''in dışında meydan okuyan yok gibiydi.
O da bir mizah konusuydu adeta.
Fakat bir televizyon programında
"Kamer Genç mi, Demirel mi?" anketi yapılmıştı.
Ankete katılanların yüzde 76''sı Kamer Genç diyordu.
Bu sonuç, Demirel olmasın da kim olursa olsunla
aynı kapıya çıkıyordu.
N''apalım?
İstikrar için az didinmedik.
Babanın dediği gibi canımız sağolsun.
Yine kendilerinin ifade ettikleri gibi
çiçek sulayıp tavuklara yem atacak hali yok.
İsterlerse parti kurarlar.
İstemezlerse
kurulan (DPT''nin) bir partinin başına geçerler..
Biz de istikrarsızlığımızla başbaşa yaşarız.
....
Anayasayı sivillerin değiştirmesi çok kolay iş değil..
12 Eylül''den sonra olsa, bizim üç aydır peşinde koştuğumuz değişiklik Evren Paşa için
çay istemek kadar
kolay bir işti.
Şimdi Paşamın
30 saniyede
yapabileceği işi 550 kişi
5500 kişinin desteği ile üç aydır yapamıyor.
....
Baba gitti, yaşasın yeni baba demekten başka
yapabileceğimiz birşey varsa onu da siz söyleyin.
Gün gelir, partilere göre seçim kanunu, şahıslara göre anayasa değişikliği yapma devri de biter.
İstikrarsızlık falan da olmaz.
Çok dert etmeyin.
Meclis içinden olmasa da dışarıdan birini bulur, uzlaşır, seçer, aziz vatanımızı
tez zamanda istikrara kavuştururlar.
Binlerce baba var

