Kaydet
a- | +A

Bursa Ağır Ceza Mahkemesi, 2009'daki grizu patlamasında ölen 19 işçi için işverene  ve ocak sorumlularına "taksirle öldürme" hükmü uyarınca 5-6 yıl hapis cezası vermiş.

Yargıtay'ın ilgili dairesi de mahkemenin kararını bozmuş.

Demiş ki, burada taksir yok. Kasıt var. Sanıklar kasıtla adam öldürmekten yargılanmalı.

Bu karar Soma için emsal olacakmış. Olabilirmiş.

Sanıklar kasıtla adam öldürmekten yargılanınca 380 yıl hapis cezası alabilirlermiş.

Hesap da şöyle yapılıyormuş.

Kasıtla adam öldürmekten en az 20 yıl. 19 işçi öldü. 20 çarpı 19 eşittir 380 yıl.

Soma'ya emsal olursa 301 çarpı 20 eşittir 6200 yıl.

Biz ne yapıyoruz Allah aşkına..Yargıtay, yargı, mahkeme bilmece bulmaca çözmek gibi birşey mi?

Derdimiz müeyyidelerin caydırıcı olması mı, ibret olması mı? 50 yaşındaki bir adama 20 yıl hapis cezası vermekle 380 sene vermek arasındaki fark ne?

Bu işin uygulanabilirliği nerede?

Bana ne uygulanabilir olmasından veririm kararımı işime bakarım mı diyoruz.

Bir sıkıntınız varsa kanun koyucunun kapısını çalın mı demiş oluyoruz.

Biz fayda zarar, kamu yararı, kamu düzeni, kimin ne işine yarar, ne kadar yarar kısmına bakmayız mı demiş oluyoruz.

Dünyanın en melun işadamı bile işletmesinde işçi ölmesini istemez. İşletmede işçi ölmesinin hiçbir müeyyidesi olmasa da istemez. Adam niye öldürmek istesin işçisini. İşletmesinin batması ve itibar kaybı zaten en büyük ceza..Hadi ihmalden 5-6 yıl da ayrıca ceza verdin..Zaten adam bitti. Onu ömür boyu içerde tutunca neyi önlemiş oluyoruz.

Nereyi hançerlemiş oluyoruz.

Alırsın şirketten 150 milyon lira mağdur yakınlarına dağıtırsın yaraya merhem olur.

Soru: Kamuda iş yaptırırken, yaparken rüşvet almanın ve vermenin cezası müebbettir desek rüşvet alan ve veren sayısında kıl kadar azalma olur mu?

Mesela belediyelerin imar yolsuzluğu önlenebilir mi?

Adam sahte rakı yaparken etil alkol metil alkol fiyat farkına tamah edip onlarca insanın ölümüne sebeb oluyor. O kasıtla öldürmek sayılmıyor mu?

Teröristi köylü zannettik..Köylüyü terörist zannettik..Kaçakçıyı sızmaya çalışan örgüt üyesi zannettik deyince aslında ne demiş oluyoruz.

İşimizi ihmal etttik. İyi yapamadık, uyanamadık, çok fazla ciddiye almadık.

Beyler birbirimizi kandırmayalım. Bu ülkede her sene iş kazalarında1400 kişi ölüyor. Soma'nın beş katı. Ama hiçbirimiz duymuyoruz. İhmal mi, kasıt mı, kusur mu bilmiyoruz. Biz ölüme mi karşıyız toplu ölüme mi?

Trafik kazalarının yarıdan fazlası Soma mantığına göre birilerinin ihmalinden (Sürücü, yolu yapan, işleten, denetleyen, aracı denetleyen, tamir eden) oluyor. İbret olsun şunları sürüm sürüm süründürün, demiyoruz. Oysa trafik kazalarında ölen insan sayısı da Soma'nın birkaç katı.

Şunlara da ev verin, erken emekli edin, çocuklarını okula alın diyenimiz de yok.

Fark ne? O da ihmal ve kusurdan ölmüş öbürü de. O da iş kazası diğeri de.

Konjonktürel yalakalık, ihtiyaç olmadan alınan veya rastgele alınan antidepresanlardan, kafa yapıcı haplardan daha tehlikeli.

...

Ayrıca bu tarz suçlarda veya ihmal, kasıt, kusur işlerinde suç ceza dengesi- denklemi üzerinde biraz daha düşünmek lazım. Bu sadece hukukçulardan değil, elini taşın altına sokan işadamlarından da görüş alınarak, görüş aldıktan sonra kafa yorulacak bir konu.