Kaydet
a- | +A

Kanunlar herkes içindir yahut, hukukun üstünlüğü, yahut kanun önünde herkesin eşit olması nasıl birşey? Veya: Kanunların herkes için olup olmadığı, hukukun üstün olup olmadığı, kanun önünde herkesin eşit olup olmadığı nasıl anlaşılır. Bu işin size göresi, bana göresi olur mu? Anketle anlaşılır mı? Bir sağlaması yok mu? İlkokulda, dört işlemlerin bir de sağlamasını yaptırırlardı. Ev ödevlerinde çarparak, bölerek, toplayarak bulduğumuz sonucun sağlamasını yapardık. Sağlama ile sonucu teyid ederdik. Bu işlerin sağlaması nasıl yapılıyor? "Eşittir"i hüküm olarak koymak, bir yerlere yazmak kolay, "eşit mi "dire "şak" diye cevap verebilecek bir formül bulmak zor. Yani cevap ararken, bilmem ki araştırmak lazım, hele bir bakalım, soralım, galiba yok, galiba var, amaaaan zaten nerde var ki, sen bakma yine burası (bizim vatanımız) çok kötü değil, daha beter yerler var gibi teselli boşlukları formül değil. Şu kadarını söyleyeyim: Çok kestirme bir formülü yoksa da, uzmanları için tıpkı doktorlar gibi bu toplumun kan tahliline, idrar tahliline bakarak teşhis koymak kolay. Her değer için makul sayılan bir aralık var.. Mesela: Lökositlerin üst sınırı onbindir. 10.100 olunca hemen antibiyotiğe sarılmazlar, ama 15.000 olunca ilaç verirler. Bu örneğin makul aralık kısmı (referans aralığı) bize lazım. Bizde ya makul aralığı emirle fermanla geniş tutuyorlar.. Ya da değerler yüksek çıktığı zaman açıklamalarla ki hep sert olur, tahlil sonuçlarını makul aralığa çekiyorlar. Medya haberleriyle tahlil sonuçlarını öğrenme imkanı yoktur. Çünkü hepsi her değeri referans aralığının dışına taşmadan verir. Bazıları aralığın üst ve alt sınırına bile yaklaşmaz. Tahlile ihtiyaç duymadan, hastanın yüzüne uzaktan şöyle bir bakıp teşhis koyan marifetli uzmanlar var ama krala hastalığını söylemek kolay değil.. Sizi çok iyi gördüm maşallah, deyip geçinip gitmek varken.. hain, gafil, bölücü damgası yemek akıl kârı mı?

Servet İki fakülte arkadaşı yıllar sonra sokakta karşılaşır, biri diğerini eve yemeğe davet eder... - Oğlum bu ne ev böyle be, şu salonun büyüklüğüne bak! Nereden buldun bu kadar parayı birader?

- Gel göstereyim, gel şu pencerenin önüne... Şuradaki otoyolu görüyor musun? - Evet. - 20 milyon dolar tuttu, 25 milyon dolara fatura ettik, farkı cebe indirdik. İki yıl sonra iki arkadaş yine karşılaşır... - Gel bu sefer ben seni davet edeyim, bize gidelim... - Yuh! Şuraya bak... Vay anam vay! Oğlum sen bizim eve saray diyordun bu ne böyle. Bizimki bunun yanında müştemilat olmaz. - Gel nasıl yaptığımı sana göstereyim, geç şu pencerenin önüne, bak şurada otoyolu görüyor musun? - Hayır! - İşte!!!

ÖNE ÇIKANLAR