Dost, düşman, mihrak operasyon tamam ama işin bir de doğal zemini var. Altı ay önce tedbir alın buyurmuşum:
20 Aralık 2012
...... Mutlaka nefes alma kanallarına ihtiyaç var. Bir iki muhalefet partisinin her şeye hayır demesi bu ihtiyacı karşılamıyor.
İnsanları rahatlatmıyor.
Eskiden bu işi paşalarımız, MGK'mız, bürokrasimizin bir kısmı, üniversitelerimiz yapardı.
Kamplaşma da şöyle olurdu: Bir tarafta çoğunluk oyu ile gelmiş iktidar.. Öbür tarafta devlet ve görünen kurumları.. uzantıları..
Uzantılarla iş birliği içindeki muhalefet, yarı resmî el ahram modundaki sendikalar, dernekler, meslek odaları.. Bu kamplaşma insanları soluklandırırdı.
Hileydi, hurdaydı, kumarhanelerde her zaman kasa kazanır misali kazanan ve denklemi kuran devletti ama soluklandırırdı.
Sonraki yıllarda zenci beyaz çekişmesi tadındaki sürtüşmelerle avunduk. Ben değil toplumun ekseriyeti avundu.
Şimdi rahatlayacağı, kızdığı zaman kum torbası olarak kullanabileceği sembolik düşmanı kalmadı.
Bu ihtiyacı hafife almayın, yabana atmayın.
Demokrasicilik oynayacaksanız yolu budur.
Benim gibi kraliyet ve saltanat fantezileriniz varsa muhalefete yer yoktur.
Bu iş piyasa kuralları ile yapılacaksa fütursuzluk ve alternatifsizlik görüntüsünden hemen kurtulmak lazım.
İltihap biraz daha birikirse olmadık bir yerden boşalır.
5. kurabiye
Yetki sahibi olunca insanın kişiliği değişiyor mu, sorusuna cevap arayan araştırmacılar kurabiye deneyi yapmışlar.
Deneyi, Temel Aksoy'un blogundan aldım:
2003 yılında, üç üniversite öğrencisi üzerinde bir deney yapılmış.
Araştırmayı yapan görevli, üç öğrenciden ikisini tesadüfi olarak seçip bir konuda kısa bir rapor hazırlamalarını istemiş.
Yine tesadüfi olarak üçüncü bir öğrenciyi seçip ilk iki öğrencinin hazırladığı raporu okumasını, başarılarını ölçmesini istemiş.
Deney yarım saat sürmüş.
Sonunda deneyi yapan kişi, deneye katılanlara kahve ikram etmiş.
Masada üç öğrenci, bir de araştırmacı dört kişi var.
Tabakta beş kurabiye var.
Herkes birer kurabiye alarak kahvesini içmiş.
Tabaktaki beşinci kurabiyeyi ise kendisine diğer iki arkadaşını değerlendirme yetkisi verilen öğrenci yemiş.
Temel Aksoy, deneyi yorumlarken, "bu masum, ama insan davranışlarını çok iyi özetleyen "kurabiye deneyi" öncesi her üç öğrenci de eşitti. Birbirlerinden farkı yoktu. Hepsi aynı sınıfta okuyan, aynı yaşta, aynı sosyal çevreden gelen öğrencilerdi, ama aralarından biri tesadüfî olarak yetki sahibi olmuştu ve herkesten daha fazla kurabiye yemeyi kendine hak görmüştü" diyor.
Defalarca tekrarlanan bu deneyde, yetki sahibi olan öğrencilerin hepsi aynı davranışı göstermişler.
Güç sahibi olanlar kendi istek ve ihtiyaçlarına odaklanırmış. Başkalarının ne hissettiklerine ve onların ihtiyaçlarına duyarsız olurmuş.
...
Yetki sahibi olanların kişilikleri değişiyor da yetki ve otorite sahibi kişilerle ilişkiye girenlerinki aynı mı kalıyor?
İnsanların otorite karşısında ne derece zayıf olduğunu, otoriteye itaat etme konusunda ne kadar ileri gittiğini gösteren çarpıcı deneyler de var.

