Müstakil evlerin açık otoparklarındaki otomobillere dikkat
ettim, çoğunlukla iddiasız, sade, yerli veya en az birkaç yıllık Uzakdoğu otomobilleri..
Müstakil ev derken hali vakti yerinde, tuzu kuru, görmüş geçirmiş ailelerin oturduğu evleri kastediyorum. Sitelere bakıyoruz, önündeki araçlar oturulan daireden biraz daha pahalı..
Kenardaki, köşedeki gecekondular da öyle.. 8-10 milyar liralık evler.. Önlerinde 15-20 milyar liralık otomobiller.
Bu işten biraz anlayan herkese sordum, doyumsuzluk ve sonradan görmelik dediler.
Sonradan
gören adam niye otomobiline evinden daha çok para harcasın.
Birisi şöyle bir izah getirdi: Otomobilini her gittiği yere götürebilir, herkese gösterebilir.
Evini herkese gösterme şansı yok.
...
Zaten müstakil evler de görmüş geçirmiş, babadan dededen zengin olanların inhisarında değil. 500 bin - 1 milyon
dolarını
bu işe ayırabilenler
böyle bir eve, böyle bir siteye taşınabilir.
Biz de uzaktan bakarak
sonradan görme mi, babadan dededen kalma mı olduğunu
hemen farkedebiliriz.
Otomobil işaretlerden sadece biri.
....
Bu konuda görenlere söyleyecek
söz bırakmayanlar da var. 500 Mercedesinin arkasına, "Kıroyum ama param var" yazdıran
vatandaşımızın fotoğrafını göreniniz olmuştur.
...
Derler ki
zenginlikten fakirliğe düşenin üzerinden
kırk yıl zenginlik kokusu çıkmazmış.
Ya da fakirken zengin olan da kırk yıl fakir kokarmış. Üç nesil geçmeden ne zengin olunabiliyor ne de şehirli..

