Kaydet
a- | +A

Türkiye 97''den sonra yeni bir tabir

öğrendi: "Bankanın içini boşaltmak."

Vatandaş işin aslına esasına bakmıyor..

Bakmak işine de gelmiyor.

O zannediyor ki, kötü adamlar banka satın alıyor, vatandaştan parayı topluyor, sonra topladığı paraları (Kamera görüntüleri de öyleydi) bir çuvala doldurup gidiyor.

Gidişi yanına kâr kalıyor.

Şu noktayı siyah harflarle hatırlatmalıyım: Özel bankalar hangi metodla boşaltılıyorsa

kamu bankaları da aynı metodla boşaltılıyor.

Boşaltma usulü aynı..

Doldurma şekli farklı.

Kamu bankaları boşaltılınca adı görev zararı oluyor.

Özel bankalar boşaltılınca yolsuzluk, hırsızlık, namussuzluk.

Özeli boşaltanlar hırsız, namussuz.. Kamu bankasını boşaltanlar vatan ve millete hizmetten başka kastı olmayan beyefendi.

Özel banka nasıl boşaltılır?

Devlet garanti verdiği için yüksek faizle parayı toplarsın, seninle irtibatlı olan göstermelik şirketlere bu parayı çok uzun vadeli, düşük faizli verirsin.

Geri gelmeyecek yere verirsin.

Reklam der, verirsin.

Yatırım der, verirsin.

Maaş der, verirsin.

Hayali şirket kurar, dağ başında para etmeyen tarlayı teminat olarak kabul eder, verirsin.

Verdiğin batınca da teminat olarak gösterilen tarlaya el kor, kağıt üzerinde hesabı

denkleştirirsin.

Bu işlemleri yapmayan kamu bankası yok.

Unutmayın: Demirel Egebank''ı satın alırken kamu bankasından teminat mektubu alıyor, o mektupla dış kredi buluyor, bankayı onunla satın alıyor.

Yanınızda yörenizde bu işten anlayan varsa sorun: Ziraat Bankası''nın, Halkbank''ın görev zararı batırılan bankalardan fazladır.

Ama bizde devlet batmaz ve batırmaz mantığı hakim olduğu için boşaltmanın ve batırmanın adı görev zararı olur.

Halkbank daha düne kadar yüzde 80''le para toplayıp 40''la dağıtıyordu.. Aradaki fark kimden çıkıyordu. Hazineden..

Batan bankalarınki ise sigorta fonundan çıkıyor.

Özetliyorum: Kamu bankalarının içi onyıllardır boşaltılıyordu, özel bankalar 97''den beri boşaltılıyor.

Sebep devlet garantisi.. Kamu bankaları her zaman garanti altındaydı, özel bankalar 94 krizinde garanti altına alındı.

Çare namuslu adam aramak değildir.

Garantiyi

kademeli olarak kaldırmaktır.

Vatandaş para yatıracağı yeri iyi seçsin, fazla kâr bekliyorsa riskine de razı olsun.

Onun batırdığı paraya ben niye garanti vereyim..

Ona veriyorsam batan kasaba, batan bakkala, batan borsacıya, batan müteahhide, müteahhidden ev almak için para yatırana niye

vermiyeyim?

Kaldırın garantiyi, batan batsın, çıkan çıksın.

Bir de kamu bankalarının içini boşaltanları teşhir edin.

Kimin zamanında kime ne kadar kredi verilmiş?

Hangi şartlarla verilmiş?

Ne kadarı geri dönmüş?

Ne kadarı batmış?

Batanlar ve batıranlar için ne yapılmış?

ÖNE ÇIKANLAR