Şahıslar yalan söyler, yalancılıkla anılır da kurumlar yalan söyler mi? Bir olay duyuluyor. Sonra o olayla ilgili kurumdan bir açıklama yapılıyor.
Birkaç gün sonra o işin söyledikleri gibi olmadığı anlaşılıyor.
Ülkenin en güvenilir kurumu yalan söyler mi?
Mensuplarından biri mektup yazıyor.. Kime Oral Çalışlar'a. Diyor ki: 230.000 er angarya işlerinde kullanılıyor.
Angarya deyince sadece orduevleri, dinlenme tesisleri anlamayın..Özel hizmetler, lojman hizmetleri, bekçilik, apartman görevlisi, vs. vs...
230 bin ne demek.. Sızıntıya 50 binle başlamışlardı.. En son telaffuz edilen rakam 180 bindi.
Doğru rakamı nasıl bulacağız.. 50 ile 230'u toplayıp ikiye mi böleceğiz.. Yoksa kurum, ortalıkla dolaşan rakamlar doğru değildir, aslı şudur mu diyecek..Aslı şu dedikten sonra bu açıklamayı çürütecek sızıntılar olursa ne olacak?
Birkaç ay önce bir başka konudaki sızıntı üzerine komutanlardan biri muhbiri araştırıyoruz, anlamına gelebilecek bir açıklama yapmıştı.
İçeriden biri, ihbar mektubu ve ihbarını destekleyecek resmî belgeler göndermiş. Yapılan açıklamada ihbar edilen konunun doğru olup olmadığının araştırılacağı söylenmiyor. İhbarı yapanın kim olduğunun araştırılacağı söyleniyor. Olup bitenler de dışarının parmağı olduğu söyleniyor. Yani bunlar düşmanlarımız demeye getiriliyor. Tavsiyem düşman vurgusunu fazla yapmayın.
Bu düşmanlara inanmayın, bize inanmaya devam edin, anlamına gelir. Gelir de altını nasıl dolduracağız.
Her açıklama yalan çıkıyor. Yahut düşmanlarımız yalanlıyor.
Verilen rakamlar yalan çıkıyor.
Asker açığımız var deniliyor, 50, 180, 230 bin kişinin angarya işlerde vatan hizmeti yaptığına dair mektuplar geliyor..
..
Bazı yüksek yargı mensupları, rejim muhafızı gibi (Saddam'ın cumhuriyet muhafızları gibi) çalışıyor..Neyin ve kimin muhafızlığını yaptıkları da net değil.
Bir kral ya da diktatör olur..Onun rejiminin istikbali için her yol mübah dersin, bunun anlaşılabilir bir tarafı olur.
Bizim muhafızların bu fedakârlıklara kimin için katlandığı belli değil.

