Piyango merakını görünce bu ilgiyi başka işlerde de kullanabilir miyiz diye düşündüm ve buldum.
Biz milletvekillerini seçiyoruz, vekillerimiz cumhurbaşkanını.. Hükümet başkanı bakanları..
Yine ilimize, ilçemize, beldemize belediye başkanı seçiyoruz.
İl genel meclisi üyelerini seçiyoruz.
Bir o kadar da atanmışlar var.
Benim bulduğum pratik çözüm şu:
Her kademede ne kadar insana ihtiyaç varsa o kadar bilet basılır.. Şartları tutanlar bunlardan birer tane alır.
Sonra çekiliş yapılır.
Kimin numarasına hangi
görev isabet ederse o işe seçilmiş olur:
Piyango çekilişi gibi.. Falan numara: Milletvekili.
Filan numara: İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı..
Çekiliş de devlet televizyonundan canlı olarak yayınlanır.
Küre döndükçe herkesin kalbi küt küt atar, son rakamdan sonra elindeki biletine bakan nereye seçildiğini anlar.
Aaaa, bana ilçe belediye başkanlığı çıktı.
Organizasyon maliyeti de olmaz.
Bilet ücretleri biraz yüksek tutulur, toplanan para da organizasyon giderlerini karşılar.
Bu şaka değil de gerçek olsaydı, çok saçma bulur, böyle şey olur mu derdiniz.
Neresi saçma?
Çekiliş yapıp, "kime çıkarsa" veya "size de çıkabilir" demekle seçim yapmak arasındaki fark ne?
Üstelik teknik olarak çekilişin riski daha az.
Pratik bir yol.. Akşam seçime karar verince sabah biletler satışa sunulur.. Başkasına devrini önlemek için satın alanlar (adaylar) bilete ismini yazıp fotokopisini çekilişten önce seçim kuruluna postalar.
Bu da külfet, daha pratik yol istiyoruz denirse, bilet satılmadan çekiliş doğrudan TC kimlik numarası üzerinden yapılır.. Seçilme şartlarını haiz olanlar ayrı bir dosyada toplanır, biz de çekiliş gecesi televizyon karşısına geçip görev bekleriz.
Propagandasız, gürültüsüz, patırtısız bir seçim olur.

