Herhangi bir kurumda, bir konuda karar vermek gerektiği zaman kim verir? Bu kurumun neresi olduğuna, ne konuda karar verileceğine bağlıdır. Öyle acil durumlar vardır ki, karar vermek gerekir.. Karar verecek adam (irade) oturur evet ve hayırların riskini hesap eder, tereddüt ettiği konularda bilgi alır, "Şöyle yaparsak ne olur?", "Yapmazsak ne olur?" der ve son sözünü söyler: -Bu işe giriyoruz! -Girmiyoruz! -Bekliyoruz! -İlgilenmiyoruz! -Müdahale ediyoruz vs. Bu mantıkla bizim ülkemizdeki kamu kurumlarının ve merkezi yönetimin karar mekanizmalarına bir bakın, sizin hafızanızdaki şablona, tahminlerinize, hayallerinize uyuyor mu? Son sözü kim söyler, teklifi kim getirir, kim şu konuları araştırın, diyebilir.."Tartışma bitmiştir, gereği yapılsın!" diyebilir.. Olur mu öyle şey, herşey belli, diyebilirsiniz. Belli olan ne?
Son sözü söyleyecek olan kim? Tıpkı özel sektördeki gibi son sözü söyleyecek adam, devlet mekanizmasının her katındaki adam, "Akşam bana bir uğra, şu konular araştırılsın, gelirken filanı da getir..Yoğunum eve uğrayın, birkaç gün konuşmayın, yemekte görüşelim" diyebiliyor mu? Üç ortaklı bir koalisyon.. 15 gün sonra seçim.. Tatildeki meclis.. Seçim sonrası korkusu.. Anketler.. (Anketlerin önemi şurada fazla aldırmayın bugün olanlar yarın yoklar anlamı çıkıyor.) Bizdeki görüşmeler tarafların müzakeresi biçiminde geçiyor. Bir taraf oturdu, öbür tarafla görüştü.. Öbür taraf dedi ki.. Tamam, herkes her istediğini söylesin ama sonunda bir adam, hepinizi dinledim, kararımı veriyorum: -Yapılacaktır, hayırlı olsun, diyebiliyor mu?
HAYIRLI OLSUN, NE DİYELİM 74''ten 2002''ye kaç sene geçmiş? 28 sene.. 28 senedir Kıbrıs işini bir çözüme bağlayamamışız. Sorumlusu kim? Düşmanlarımız. Problem ne? Bilmiyoruz. Çünkü bize özetlenen şu: Düşmanlarımız Kıbrıs''ı istiyor, biz de vermiyoruz. Verelim mi arkadaşlarlaaaarr? -Hayıııııırrr! ... Düşmanlarımız Kuzey Irak''ta bir devlet kurdurmak istiyor.. İzin verelim mi? -Hayıııııırrr! Kim istiyor, ne istiyor, biz niye istemiyoruz.. İstersek ne olur, istemezsek ne olur.. Nereye kadar isteyebiliriz.. Nereden sonra dur deriz.. Hep hayal etmişimdir: Ağzı laf yapan bir büyüğümüz çıksın, şu Kıbrıs problemini bizim anlayabileceğimiz bir dille bize özetlesin. Hamaset yapmadan, üçkağıda kaymadan bize özetlesin. Rum kesimi ne istiyor, biz ne istiyoruz.. 28 yıl boyunca onlar ne demiş, biz ne demişiz. AB''nin görünürdeki tavrı ne, ABD''nin ne, muhtemel çözüm yolları ne.. Yoookk. Tek nutuk vermeyiz, verdirmeyiz. Daha onu halletmeden şimdi ikincisine takıldık: Kuzey Irak meselesini oluruyla olmazıyla, iyi ve kötü yanlarıyla bize anlatabilecek bir büyük var mı? Meydanlara çıkan herkes kolaycılık yapıyor: Kurdurmayıııızz!

