Mafya deyince çoğumuzun aklına karanlık ilişkiler geliyor. Sanki hep aydınlık ilişkilerle haşir neşirmişiz gibi ürperiyoruz. İki noktada hatırlatma yaptıktan sonra derdimi anlatmayı deneyeceğim. Birincisi, "Acaba mafya nasıl bir şey?" sorusunun cevabını yerli ekranların polisiye ya da magazin programlarında aramayın. İkincisi hiçbir ülkede devletin kontrolü ve yönlendirmesi dışında okkalı mafya faaliyeti olamaz. Çapı çok büyükçe ise daha büyük istihbaratların faaliyet sahasına girer, o kadar. Gelelim dert kısmına: Mafyaya şu veya bu sebeple işi düşen bir adama, kamu kurumlarında olduğu gibi; - İkametgah senedi getir.. Veya; - Nüfus cüzdanı sureti lazım, demezler. Sadece -gerekirse- sorarlar: - Nerede oturuyorsun? - Kimlerdensin, kimsin? Bu sorulara doğru cevap verme ihtimali yüzde yüzdür. "Niye böyledir?" sorusuna, "Anlaşılmayacak ne var, can korkusu" demeyin. Korkunun dışında sebepler var. Orada ilişkiler elden geldiğince doğal kanunlara uygun yürütülür de ondan. Ülkeler için de aynı şey geçerli.. Eli ayağı düzgün, mesafe almış ülkelerde bu özelliği hemen farkedersiniz. Kamu düzeni ile ilgili, ticaretle ilgili, eğitimle ilgili kuralları insan fıtratına ve doğal kanunlara nispeten yakındır. Ya da yakınlığı, uygunluğu nispetinde başarılı oluyorlar. Değişmez örneğimdir. Deniz seviyesinde su, 100 derecede kaynar. Kanunla bundan sonra sular 70 derecede kaynatılacak derseniz, ister istemez herkesi sahtekarlığa, "İdare et abi"ciliğe itmiş olursunuz.
MUTLULUK İLACI Eğer trafikte rahat etmek istiyorsanız size yolunu gösterebilirim. Cennet gibi bi vatanda yaşadığınızı unutmayacaksınız. Ve bileceksiniz ki, burada kamyon ve otobüsler en soldan.. Hızlı araçlar sağdan gider. Minibüsler istedikleri yerde durup yolcu indirebilirler. Taksiler aniden durup yolcu alabilirler. Her aracın zikzak çizerek dilediği kadar şerit değiştirme hakkı vardır. Sinyalizasyonu olan kavşaklarda sola dönecek araçlar en sağda, sağa dönecek araçlar en solda bekler. Arkadaki araç tamponunuza değerek sizi takip eder. Otoban gişelerinde arkanızdaki bir araç dilediği zaman önünüze geçebilir. Ve doğrusu da budur. Bu kurallara ve şartlara razı olarak yola çıkarsanız, taksi olur olmaz yerde durmazsa, kamyon sağdan giderse, gişelerde arkadan gelen önünüze geçmezse, sizi birileri sağlamazsa mutlu olursunuz.
Kurallara endekslenerek yola çıktığınız zaman elinize ne geçiyor? Her ihlalde moraliniz bozuluyor, öfkeleniyorsunuz. Benim metodumda ise, "Bunlar ne iyi insan, sırayı bozma, dilediği yerde durma, sağlama hakları olduğu halde bu haklarını kullanmıyorlar.. Ne iyi insanlar" der, sevinirsiniz.

