Kaydet
a- | +A

Kimi ele alsak çelişkilerini ortaya koyarak işe başlıyoruz:

2007'de demişti ki.. Şimdi diyor ki.

Dün ona hakaret edenler bugün alkışlıyor. (H. Kılıç için)

Batı, Gezi'de ortalığı ayağa kaldırmıştı şimdi Mısır'daki idamlar için sesini bile çıkarmıyor.

Geçen sene hakimler siyasete bulaşmasın demişti şimdi alkışlıyor haklı diyor. (Kılıçdaroğlu)

Vay Twitter.. Hollanda'daki küçücük kızın bilgilerini hemen verdi bizimkileri vermiyor.(İkiyüzlü)

Gel ofis aç vergi ver deyince gelmiyor.. Sen filan yerde açmamış mıydın, yok öyle yağma.

...

Kendinden nefret eden zenci misali.. Güya Haşim Kılıç'ın niye bu duruma düşmüş olduğunu kendinden nefret eden zencinin ruh haliyle açıklıyoruz. Her şeyi biliyoruz ya.

Peki herkesin çelişkilerini ortaya koyuyoruz. Tanıyın bu adamları demiş oluyoruz. Kül yutmadığımızı belli ediyoruz. Bize ne faydası oluyor?

Ben işin bu kısmına takıldım. Mesela AYM olayı. Ben AYM'nin tavrını şöyle okudum:

Adaylık hesabı yaparken, ölçüp tartarken Sayın Gül'ü yok saymayın. Hesaplarınızı ona göre yapın!

Bu durumda AYM Başkanı'na verip veriştirmenin, çelişkilerini sıralamanın faydası ne? Adama hem verip veriştiriyor hem dediklerini dikkate almak zorunda kalıyorsanız, kalacaksanız anlamsız. Hem giderim hem ağlarım, demiş oluyoruz.

Bu insanların bir amacı varsa, amaçlarına ulaşmışsa hedefine ulaşanları yerden yere vurunca ne geçecek elimize.. Twitter nihayet diz çöktü gibi mi olacak.

(Bir de tersini hayal edin: AYM Başkanına abartılı iltifatlar yapıp, işaret ettiğiniz hususlara uygun adayımızı takdim ediyoruz diyerek başka bir ismi gösterdiğinizi..) O iltifatlar verip veriştirmekten ağır gelirdi.

AYM'nin ve başkanının şu aşamada tutarsızlıklarını öğrenmek bir vatandaş olarak bana ne kazandırır. Vatandaşların ekseriyetinin öğrenmiş olması size ne kazandırır?

O arada atı alan Üsküdar'ı zaten geçmiş oluyor.

Biz 2007'de aynı oyuna geldik. Önce bir blok oluşturuldu. Blok 367 kararı ve benzeri faaliyetlerle tahkim edildi.

Gerisi malum.. Öfkeyle gidilen seçim.. Seçimden sonra MHP'nin müdahalesi ile yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimleri.

MHP ön alıp müdahale etmeseydi, cumhurbaşkanının halkoyuyla seçilmesini düzenleyen madde yürürlüğe girmiş olsaydı, halkoyunda belki de aynı isim yüzde 65 oy alacaktı. Hani millet adayına sahip çıkıyor ya. Hani Sabih Kanadoğlu'na çok kızmıştı ya.. Hani sen misin 367 diyerek önümüzü kesen demişti, demeye hazırdı ya.. Oy vermek için sandık arıyordu ya..

Peki biz 2007'de ne yapmış olduk? Bir büyük blokun bütün engellemelerine rağmen ne yapıp edip kendi adayımızı cumhurbaşkanı yapmış mı olduk.

Başardık mı yani.

İyi.. Şimdi ne yapmaya hazırlanıyoruz. 7 sene önce bütün engellemelere rağmen aday yaptığımız ismi yapmamak için mi uğraşıyoruz yapmak için mi?

7 sene önce mi yanlış yaptık şimdi mi yanlış yapıyoruz?

2007'de AYM'nin 367 kararına inat Gül'ü aday gösterdik.

Korkarım bu sene de Haşim Abi'nin haşlamalarına kızıp (Meclis Başkanı biz oraya haşlanmak için gitmedik demişti) aday göstereceğiz.

Millî irade engel tanımaz.

Üstelik duygusal hikâyeleri çok sever. Özakman'ın "Şu Çılgın Türkler"i tadında ve formatında yeni hikâyeler bulmak lazım ki buluyorlar zaten.. Kendinden nefret eden zenciler ve onlara rağmen demokrasinin üzerindeki vesayeti kaldırmak için çırpınanlar.

Saygılar.

ÖNE ÇIKANLAR