Kaydet
a- | +A

Türkiye bayağı mesafe katetmiş.

Artık özel hayat, mahremiyet vs. kavramlarının altı kalın çizgilerle çiziliyor ve herkes tarafından ayıplanıyor.

...

996 senesinde gizli kamera çekimleriyle çevresinde sevilen, sayılan, kendince itibar gören bir adam kayıt altına alınmış, tv ekranlarından teşhir edilmişti.

Adam ertesi gün intihar etmişti.

Bu ahlâksızlıktır, diyen bir tek kişi çıkmamıştı.

Özel hayat kimsenin aklına gelmemişti.

O gün feveran edilip kurallar hatırlatılsaydı bugün daha tutarlı olabilirdik.

28 Şubat sürecinde kameralar eşliğinde polis tarafından bir adamın evi basıldı.

Canlı yayında adam don gömlek teşhir edildi.

Tamam, mahkeme kararı vardı.

Tamam olay düzmeceydi.

Ama mahkeme kararı kameralar eşliğinde evi basın demiyordu.

Bir Allahın kulu çıkıp bu ahlâksızlıktır, özel hayata tecavüzdür, demedi.

Böyle şerefsizleri teşhir etmek lazım, bile dediler.

Bunun gibi nice olaylarda nice insanlar mağdur edildi.

Kurallar çiğnendi.

Ocaklar söndürüldü.

Kafalar karıştırıldı.

2001 krizinde hemen önce insanlar apar topar evlerinden toplandı. Ekranlarda linç edildi. Hiç kimse soruşturmanın gizliliği esastır, hatırlatması yapmadı. Eski bir cumhurbaşkanı Türkiye bağırsaklarını temizliyor, demişti. Operasyonlara karga, tulumba, fırtına adını veren kamuoyuna en namuslu adam olarak tanıtılan bakan, vatanı hırsızdan uğursuzdan kurtarmaya ahdettiklerini söylüyordu.

İnsanlar mahkemelerden önce ekranda yargılandı, ekranda mahkum edildi, karar ekranda infaz edildi.

Peki kaç kişi mahkum oldu, hatırlayıp araştıranınız, merak edeniniz oldu mu?

Ayıptır, aksi ispat edilmedikçe herkes masumdur, diyeniniz oldu mu?

.....

Türk insanı geç de olsa empati kurmayı öğrenecek. Kendisini karşısındakinin yerine koyup düşünmeyi öğrenecek.

Bunlar işin ahlâki yönü.

Hukuki yönünü bilmiyorum.

Siyasi yönüne gelince işin o tarafına biraz yatkınlığım var. Bazıları çok afaki de bulsa bu ülkede her şey yeniden dizayn ediliyor.

Demek ki, yeni düzende CHP'ye mevcut haliyle bir ihtiyaç yok.

Ya tasfiye edilecek ya da yeni bir şekle sokulacak. Kaset işi olmasa başka bir yolu bulunurdu.

Her halükârda bulunurdu.

Bazıları Baykal'ın tekrar dönme ihtimalinden söz ediyor. Dönebilir, hiçbir sakıncası olmaz. Döndüğü zaman tasfiye kurulu başkanı gibi görev yapar. Dönmezse partisinin dönüşümüne kapı aralamış olur.

Düzen böyle. Eviniz, binanız yeni yolun güzergâhında ise istimlake razı olacaksınız.

Ya da güzergâhı değiştirecek konumda.

ÖNE ÇIKANLAR