İçişleri Bakanlığı, polislerin iki aylık temel eğitimden sonra askerliklerini görevleri başında yapmalarını talep etmişti. Milli Savunma Bakanı dün yaptığı açıklamada bu talebin uygun görülmediğini söyledi.
Talep eden İçişleri Bakanlığı.
Uygun görmeyen makam Genelkurmay Başkanlığı.
Gerekçe nedir sorusuna bakanın açıklaması şöyle:
Başka meslek grupları da aynı ayrıcalığın kendilerine tanınmasını istiyordu.
Kendi adıma söylüyorum, askere gitmememin veya kısa dönem yapmanın bir ayrıcalık olduğunu bilmiyordum.
Vatan hizmeti ya, gitmemek niye ayrıcalık olsun. Olsa olsa kısa dönem yapmak zorunda kalanlar üzülür.. Neden biz de böyle önemli bir görevden mahrum kalıyoruz, diye.
Eğer üzülmüyor seviniyorlarsa. Herkesin böyle bir beklentisi varsa o zaman anlatılanlar yalan, insanlar bu işi zorla yapıyor, mecburiyetten yapıyor.
Bedelli askerlik beklentisi var, uygun görülmüyor.
Belli meslek gruplarının temel eğitimden sonra mecburi askerlik hizmetlerini kendi işlerini yaparak tamamlama talebi var, uygun görülmüyor.
Uygun görmeyen makam siyasi irade değil.
"Bizim açımızdan sakıncaları var ama takdir siyasi iradenindir. Takdir parlamentonundur" denilmiyor.
....
Bundan 40 sene önce ağırlıklı olarak köyde yaşayan nüfus için hayatı tam ortasından askerlikle bölmek sıkıntı olmuyordu.
Şimdi insanlar 20-25 yaşına kadar okuyor. Okuyor gibi yapıyor. Yüksek lisanstı, stajdı, iş aramaydı derken zar zor bir yere kapağı atı-yor. Hep diken üstünde kalıyorlar.
Askerliği aradan çıkarsalar bir dert.
İşe başlayıp sonra giderim, deseler başka bir dert.
Polis okulu gibi yerlerden mezun daha erken yaşta işe başlayanlar için daha başka bir dert.
Evlensin mi, beklesin mi, evlenmişse askere giderken ne yapsın.
Bu gelişmeler neden dikkate alınmıyor.
Açıklamalarda pek askeri gerekçeler öne çıkmıyor.
Hep eşitlik bozulur, imkanı olmayanların morali bozulur vs deniliyor.
O zaman profesyonel askerliğe geçişi hızlandırın..
Maaşlı askerlik yapmak isteyen yüzbinlerce genç var.. Alın, sözleşmeli olarak 10 yıl, 15 yıl istihdam edin.
Türkiye 150-200 bin maaşlı asker istihdam etmekten aciz mi?
Davalı paşalardan biri, kameriyede kahve yudumlarken, "herkesin tezgahımızdan geçmesi lazım, profesyonel ordu konusunu gündeme getirmeyin" demişti.
Emir subayının yalancısıyız. Onun mektubunda vardı.
Hep hayır diyerek nereye varılacak ki.
Gidişatı öngörüp kamu vicdanı ile örtüşen kararlar almak lazım.
Hele şu olağanüstü dönemler geçsin, biz de düşünüyoruz deniliyorsa Türkiye'nin olağanüstü dönemi bitmez.
Ne yapacaksanız bugün yapacaksınız.
Yapmayacaksanız gerekçeleriniz inandırıcı olacak.

